Ankara'da E.C.A isimli öğrenci, iki ayrı e-posta göndererek, öğretmenine ve annesine küfür ve hakarette bulundu. Bunun üzerine öğretmen Y.Z. ''e-postalarla kişilik haklarına hakaret edildiğini'' öne sürerek, öğrencisi E.C.A. aleyhine manevi tazminat davası açtı.
Davayı görüşen Ankara 9. Asliye Hukuk Mahkemesi, davayı kısmen kabul ederek, her bir e-posta için bin TL olmak üzere E.C.A'yı toplam 2 bin TL manevi tazminat ödemeye mahkum etti.
Davacı öğretmenin kararı temyiz etmesi üzerine dosya, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinde görüşüldü.
Daire, e-postalarda kullanılan sözlerin ağırlığı ile davacı ve davalının sıfatı göz önünde bulundurulduğunda yerel mahkemenin her bir e-posta için hükmettiği bin TL manevi tazminatı az buldu. Yüksek Mahkeme, her bir e-posta için hükmedilen manevi tazminat miktarını 2 bin TL'ye yükselterek kararı onadı.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, kararında, yerel mahkemenin manevi tazminat miktarını tayin ederken saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği yanında, tarafların kusur oranı, sıfatı, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate alması gerektiğini vurguladı.
Kararda, ''Tazminatın sınırı, onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır'' denildi.
öğretmen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
öğretmen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Seçimde görevli öğretmenler görevli iznlimi?
Eğitim Bir Sen Milli Eğitim Bakanlığı’na, 30 Mart 2009 Pazartesi günü okulların tatil olması nedeniyle ek ders ücretlerinin kesilmemesi, öğretmenlerimizin görevli izinli sayılmaları için talepte bulundu.
Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, 29 Mart Pazar günü gerçekleşecek yerel seçimlerde öğretmenlerin sandık kurullarında görev alacaklarını ve okullarda oy kullanılacağını bu nedenle 30 Mart Pazartesi günü okulların 1 gün tatil edildiğini açıkladı.
Milli Eğitim Bakanı Çelik, “Özellikle köylerde görev yapan öğretmenlerin dönmesi, sandık başkanlarının gece yarılarına kadar ilçe seçim kurullarına teslimat yapması gerekiyor. Bu öğretmenlerin de sabah erkenden okulda olmaları mümkün görünmüyor” diyerek, konuya ilişkin genelgenin de valiliklere gönderileceğini söyledi.
Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, 29 Mart Pazar günü gerçekleşecek yerel seçimlerde öğretmenlerin sandık kurullarında görev alacaklarını ve okullarda oy kullanılacağını bu nedenle 30 Mart Pazartesi günü okulların 1 gün tatil edildiğini açıkladı.
Milli Eğitim Bakanı Çelik, “Özellikle köylerde görev yapan öğretmenlerin dönmesi, sandık başkanlarının gece yarılarına kadar ilçe seçim kurullarına teslimat yapması gerekiyor. Bu öğretmenlerin de sabah erkenden okulda olmaları mümkün görünmüyor” diyerek, konuya ilişkin genelgenin de valiliklere gönderileceğini söyledi.
Hiç yorum yok:
Etiketler:
öğretmen
Kayıt Tarihi:
17:08
Pazartesi okullar tatilmi?
Milli Eğitim Bakanlığı personeli, yerel seçimlerde oy sayım işlemlerinin uzun sürebileceği gerekçesiyle, tüm ilk ve orta dereceli okulların 30 Mart'ta tatil edilmesini bekliyor.
30 Mart'ta yapılacak olan yerel seçimlerde büyükşehirlerde 5, diğer şehirlerde ise vatandaşlar 4 değişik oy kullanacaklar. Onun için oy sayım işlemleri uzun sürecektir. Öğrencilerin ertesi gün pislik içerisinde olan okullarda eğitim görmemeleri ve gece geç saatlerde oy pusulalarını seçim kurullarına teslim eden öğretmenlerin dinlenebilmeleri için 30 Mart günü Türkiye'deki tüm ilk ve orta dereceli okulların tatil edilmesi gerekmektedir.
Peki 2004 yılında yapılan yerel seçimlerde Pazartesi günü tatil miydi? Sizler için araştırdık. İşte cevabı:
Okullara bir günlük seçim tatili
25/03/2004
ANKARA - Pazar günü yapılacak yerel seçimler nedeniyle pazartesi günü okullar tatil edildi. Milli Eğitim Bakanlığı, okul müdürlüklerine gönderdiği yazıya göre bakanlık, eğitim-öğretim kurumlarını, 28 Mart'ta yapılacak mahalli idareler genel seçimlerinin ertesi günü tatil etti. Yazıda, 28 Mart günü yapılacak mahalli idareler genel seçimlerinde okullarda oy kullanılacağı ve öğretmenlerin görev alacağı belirtildi, okulların ve öğretmenlerin hazırlanması için 29 Mart Pazartesi günü eğitim ve öğretim kurumlarının tatil edildiği kaydedildi. Seçim çalışmaları nedeniyle Van'da bulunan Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik de, "Öğrencilerin her tarafında kâğıtların olduğu ortamda derse başlamasını istemiyoruz. İkinci sebep öğretmenlerimizin çoğunluğunun, sandık başkanı olarak görev almaları" dedi.
30 Mart'ta yapılacak olan yerel seçimlerde büyükşehirlerde 5, diğer şehirlerde ise vatandaşlar 4 değişik oy kullanacaklar. Onun için oy sayım işlemleri uzun sürecektir. Öğrencilerin ertesi gün pislik içerisinde olan okullarda eğitim görmemeleri ve gece geç saatlerde oy pusulalarını seçim kurullarına teslim eden öğretmenlerin dinlenebilmeleri için 30 Mart günü Türkiye'deki tüm ilk ve orta dereceli okulların tatil edilmesi gerekmektedir.
Peki 2004 yılında yapılan yerel seçimlerde Pazartesi günü tatil miydi? Sizler için araştırdık. İşte cevabı:
Okullara bir günlük seçim tatili
25/03/2004
ANKARA - Pazar günü yapılacak yerel seçimler nedeniyle pazartesi günü okullar tatil edildi. Milli Eğitim Bakanlığı, okul müdürlüklerine gönderdiği yazıya göre bakanlık, eğitim-öğretim kurumlarını, 28 Mart'ta yapılacak mahalli idareler genel seçimlerinin ertesi günü tatil etti. Yazıda, 28 Mart günü yapılacak mahalli idareler genel seçimlerinde okullarda oy kullanılacağı ve öğretmenlerin görev alacağı belirtildi, okulların ve öğretmenlerin hazırlanması için 29 Mart Pazartesi günü eğitim ve öğretim kurumlarının tatil edildiği kaydedildi. Seçim çalışmaları nedeniyle Van'da bulunan Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik de, "Öğrencilerin her tarafında kâğıtların olduğu ortamda derse başlamasını istemiyoruz. İkinci sebep öğretmenlerimizin çoğunluğunun, sandık başkanı olarak görev almaları" dedi.
Hiç yorum yok:
Etiketler:
haberler,
öğretmen
Kayıt Tarihi:
12:25
Öğretmen ayrımı kaldırılsın
Bu yanlışa girildiği taktirde örneğin konusunda uzman olan bir doktoru ücreti ödeyerek ya da belli hastalıklarda mecburiyetten tercih etme hakkınız vardır. Uzmana muayene olabilirsiniz. Peki veli ben uzman öğretmen isterim derse ne yapacaksınız?
Ayrıca Uzmanlık kavramı MEB tarafından düzenlenen bir sınav ile birkaç kriterin bir araya gelmesi sonucu gerçekleşebilecek bir durum olmadığını akademisyen kökene sahip sayın bakanımız da kabul edecektir.
Bakınız diğer alanlarda uzmanlık nedir?
Örneğin Türk Dil Kurumunun Güncel Sözlüğünde;
uzman
sf. 1. Belli bir işte, belli bir konuda bilgi, görüş ve becerisi çok olan (kimse), mütehassıs, kompetan 2. is. Belli bir bilim dalında lisansüstü öğrenim derecesine sahip kimse, spesiyalist. 3. is. Bilirkişi.
Belli bir işte, belli bir konuda bilgi, görüş ve becerisi çok olan kimse.
1- Bir bilim dalında, belli bir teknik alanda yoğun bir öğrenim görerek ya da türlü uygulamalara katılarak yüksek derecede yeterlik kazanmış olan kimse. 2- Üniversite ve yüksek okulların deney odası, kitaplık, enstitü, klinik ve işliklerinde, öğretimle doğrudan doğruya ya da dolaylı olarak ilgili olan ve özel bilgi ya da yetişmeyi gerektiren bir görevde bulunan kimse.
Belli konularda üstün bilgisi, uzbilimi olan kişi.
Anlamlarına geldiğini görürsünüz.
Başka bir alana Doktorluğa gidecek olursak;
uzman doktor
-Bir tıp dalında gerekli ihtisası görüp uzmanlık belgesini alan doktor, uzman hekim.
Askeriyede bakacak olursak;
uzman çavuş
Lise ve dengi okullardan mezun olduktan sonra özel bir eğitim sonunda başarılı olarak astsubaylıktan bir alt basamaktaki asker rütbesini alan kimse�
İşte günümüzde kullandığımız uzman kelimelerinde de gördüğümüz gibi Uzman olmak için belli bir eğitim şarttır. Ayarıca TIP’ta olduğu gibi belli bir alanda uzmanlık şarttır. Yani tüm doktorlar uzman değillerdir. Uzman olanlar da belli bir alanda uzmandırlar. Örneğin ortopedi, kadın doğum ya da KBB. Olması gereken de budur.
Oysa ki öğretmenlikte o alanda her hangi bir ekstra eğitim görmeden, MEB tarafından organize edilen bir sınava dayalı olarak ve bazı basit kıstaslara göre Uzmanlık unvanı verilmektedir.
Uzman doktor ile uzman olmayan doktorun tıp alanında konumları ayrı iken hatta reçete yazarken bile bazı ilaçları uzmanların dışındakiler yazamazken öğretmenlikte uzman ile uzman olmayan arasında hiçbir farklılığı görmeniz mümkün olmadığı gibi görmeniz de mümkün değildir.
Bu nedenle sadece kağıt üzerinde var olan bu kavramı öğretmenlerin üzerinden kaldırarak Uzman’lık sıfatını öğretmenlikte tarihe gömmek gerekmektedir.
Kaldı ki son Anayasa Mahkemesi kararına göre hiçbir kıstas koymaksızın (ki en çok sınav şartı ya da sicil koşulu getirilebilir kontenjan sınırı da kaldırıldığına göre başka bir kıstas mümkün değil) Uzmanlık unvanı vermek akıllıca da değildir.
Bu durumdan, bu ayrımdan öğretmenler de memnun değildirler.
Bugünkü şartlarda Uzman olan ile uzman olmayan arasında tek fark kalmıştır her ay uzman öğretmene verilen 80,00TL civarındaki tazminattır.
Öğretmenler 80,00TL için ayrıma tabi olmaktan rahatsızdırlar.
MEB’e Öneri;
Uzmanlık kavramını bırakalım bu ayrımı kaldıralım. Mevcut Uzman ya da Başöğretmenlerin almakta oldukları tazminatları iptal etmek ya da geri almak mümkün olmadığına göre bundan sonraki süreçte en azından mevcut öğretmenlerin de hak kaybına uğramamaları adına bir düzenleme yapılmalıdır.
Öncelikle kanunda yapılacak düzenleme ile Uzman Öğretmenlik kavramının Örneğin Mesleki Kariyerin 1.Basamağı olarak değiştirilmesini ya da başka bir isimle değiştirilmesini önermekteyim.
Ve mevcut Uzman ve Başöğretmenlere Mesleki Kariyerin 1.Basamağı tazminatı adı altında bu ödeme yapılmaya devam edilmelidir.
Mesleki Kariyerin 2.Basamağını da Başöğretmenlikle denk hale getirirsek bu durumda bu öğretmenlerin de tazminatlarının ödenmesine devam etmiş oluruz.
Hatta istenirse kanun maddesine 3.basamak ta konulabilir.
Mevcut öğretmenlerin haklarını koruduktan sonra;
Eğer sınavda ısrar edilecekse;
Birçok yönetmelikte ve görevde yükselmede de var olduğu gibi son üç yıllık sicil notu ortalaması iyi dereceden düşük olmamak şartıyla;
a- Adaylık hariç 7 yılını dolduranlar Mesleki Kariyerin 1.Basamağı
b- Mesleki Kariyerin 1.Basamağında 6 yıl bulunanlar Mesleki Kariyerin 2.Basamağı
c- Mesleki Kariyerin 2.Basamağında 6 yıl bulunanlar Mesleki Kariyerin 3.Basamağı sınavına girebilirler.
Sınavda başarılı olanlar bu tazminatları almaya hak kazanırlar. Sınav her yıl Eylül ayında ÖSYM’ce düzenlenir.
Alanında ya da Eğitim Yönetimi Denetimi Alanında Yüksek Lisans ya da Doktora eğitimi yapmış olanlar son üç yıllık sicil notu ortalaması iyi dereceden düşük olmamak şartıyla
a- Adaylık hariç 7 yılını dolduranlar Mesleki Kariyerin 1.Basamağı
b- Doktora yapanlardan Mesleki Kariyerin 1.Basamağında 6 yıl bulunanlar Mesleki Kariyerin 2.Basamağına sınav koşulu aranmaksızın alınırlar.
Şeklinde bir düzenlemeye gidilebilir.
Böylece;
1- Mevcut Uzman ve Başöğretmenlik kavramları kaldırılırken bu öğretmenlerin maddi hakları da korunmuş olur.
2- Konunun adına mesleki kariyer ibaresi getirildiğinden il- İlçe Milli Eğitim Müdürü, Şube Müdürü, Müfettiş gibi diğer eğitim çalışanlarının da yukarıdaki şartları yerine getirmeleri durumunda bu tazminata sahip olmalarına olanak sağlanmış olur.
3- Eğitim çalışanları kıdemleri arttıkça kendilerini de geliştirmelerine bağlı olarak madden azda olsa desteklenmiş olurlar. En azından farklılık yaratılmış olur.
4- 7 yıllık Öğretmen uzman oluyor ama 20 yıllık İlçe Milli Eğitim Müdürü uzman olamıyor tazminat alamıyor tartışmalarının da önüne geçilmiş olur.
5- Sınavda ısrar edilecekse açılacak sınavlarda temel eğitim bilgilerinin yanı sıra alanda yaşanan gelişme ve değişmeler bilgisine yönelik sorularda sorularak konu daha farklı boyutta da kullanılabilir. Hatta yönetim kademelerinde bulunan çalışanların yönetim alanı ile eğitimdeki gelişme ve değişimler alanlarında sınava tabii tutularak daha sağlıklı derecelendirme yapılabilir.
6- Eğitim çalışanları emekliliklerine yakın dönemlerde en üst basamağa yükselmeleri sağlanır ve bu noktada emekli edilmiş olurlar.
7- En önemlisi de öğretmenler arasında yaratılan ayrımcılık giderilmiş aslında hiçbir farklılık olmadığı halde veliler arasında da oluşmaya başlayan benim öğretmenim uzman öğretmen, senin öğretmenin uzman değil tartışmalarının da önüne geçilmiş olur.
8- Bu konu akademik çevrelerde de detaylı olarak tartışılmalı ve kısa sürede çözümlenmeli, yapılacak düzenlemede sadece bir kez düzenlenen sınavda başarılı olup kontenjan yetersizliğinden Uzman olamayan öğretmenlerin hakları teslim edilmelidir. Çünkü Anayasa mahkemesi kontenjan sınırlamasını kökten kaldırmıştır.
Sınav ısrarı olmayacaksa;
Adaylık dönemi hariç 7 yıl eğitim öğretim tazminatı alanlar Mesleki Kariyerin 1.Basamağı, 13 yıl eğitim öğretim tazminatı alanlar Mesleki Kariyerin 2.Basamağı, 19 yıl eğitim öğretim tazminatı alanlar Mesleki Kariyerin 3.Basamağı tazminatı almaya hak kazanırlar.
Şeklinde kısa bir düzenleme ile bu iş çözümlenebilir.
Saygılarımla...
Maksut BALMUK
Eğitim Yöneticisi
Ayrıca Uzmanlık kavramı MEB tarafından düzenlenen bir sınav ile birkaç kriterin bir araya gelmesi sonucu gerçekleşebilecek bir durum olmadığını akademisyen kökene sahip sayın bakanımız da kabul edecektir.
Bakınız diğer alanlarda uzmanlık nedir?
Örneğin Türk Dil Kurumunun Güncel Sözlüğünde;
uzman
sf. 1. Belli bir işte, belli bir konuda bilgi, görüş ve becerisi çok olan (kimse), mütehassıs, kompetan 2. is. Belli bir bilim dalında lisansüstü öğrenim derecesine sahip kimse, spesiyalist. 3. is. Bilirkişi.
Belli bir işte, belli bir konuda bilgi, görüş ve becerisi çok olan kimse.
1- Bir bilim dalında, belli bir teknik alanda yoğun bir öğrenim görerek ya da türlü uygulamalara katılarak yüksek derecede yeterlik kazanmış olan kimse. 2- Üniversite ve yüksek okulların deney odası, kitaplık, enstitü, klinik ve işliklerinde, öğretimle doğrudan doğruya ya da dolaylı olarak ilgili olan ve özel bilgi ya da yetişmeyi gerektiren bir görevde bulunan kimse.
Belli konularda üstün bilgisi, uzbilimi olan kişi.
Anlamlarına geldiğini görürsünüz.
Başka bir alana Doktorluğa gidecek olursak;
uzman doktor
-Bir tıp dalında gerekli ihtisası görüp uzmanlık belgesini alan doktor, uzman hekim.
Askeriyede bakacak olursak;
uzman çavuş
Lise ve dengi okullardan mezun olduktan sonra özel bir eğitim sonunda başarılı olarak astsubaylıktan bir alt basamaktaki asker rütbesini alan kimse�
İşte günümüzde kullandığımız uzman kelimelerinde de gördüğümüz gibi Uzman olmak için belli bir eğitim şarttır. Ayarıca TIP’ta olduğu gibi belli bir alanda uzmanlık şarttır. Yani tüm doktorlar uzman değillerdir. Uzman olanlar da belli bir alanda uzmandırlar. Örneğin ortopedi, kadın doğum ya da KBB. Olması gereken de budur.
Oysa ki öğretmenlikte o alanda her hangi bir ekstra eğitim görmeden, MEB tarafından organize edilen bir sınava dayalı olarak ve bazı basit kıstaslara göre Uzmanlık unvanı verilmektedir.
Uzman doktor ile uzman olmayan doktorun tıp alanında konumları ayrı iken hatta reçete yazarken bile bazı ilaçları uzmanların dışındakiler yazamazken öğretmenlikte uzman ile uzman olmayan arasında hiçbir farklılığı görmeniz mümkün olmadığı gibi görmeniz de mümkün değildir.
Bu nedenle sadece kağıt üzerinde var olan bu kavramı öğretmenlerin üzerinden kaldırarak Uzman’lık sıfatını öğretmenlikte tarihe gömmek gerekmektedir.
Kaldı ki son Anayasa Mahkemesi kararına göre hiçbir kıstas koymaksızın (ki en çok sınav şartı ya da sicil koşulu getirilebilir kontenjan sınırı da kaldırıldığına göre başka bir kıstas mümkün değil) Uzmanlık unvanı vermek akıllıca da değildir.
Bu durumdan, bu ayrımdan öğretmenler de memnun değildirler.
Bugünkü şartlarda Uzman olan ile uzman olmayan arasında tek fark kalmıştır her ay uzman öğretmene verilen 80,00TL civarındaki tazminattır.
Öğretmenler 80,00TL için ayrıma tabi olmaktan rahatsızdırlar.
MEB’e Öneri;
Uzmanlık kavramını bırakalım bu ayrımı kaldıralım. Mevcut Uzman ya da Başöğretmenlerin almakta oldukları tazminatları iptal etmek ya da geri almak mümkün olmadığına göre bundan sonraki süreçte en azından mevcut öğretmenlerin de hak kaybına uğramamaları adına bir düzenleme yapılmalıdır.
Öncelikle kanunda yapılacak düzenleme ile Uzman Öğretmenlik kavramının Örneğin Mesleki Kariyerin 1.Basamağı olarak değiştirilmesini ya da başka bir isimle değiştirilmesini önermekteyim.
Ve mevcut Uzman ve Başöğretmenlere Mesleki Kariyerin 1.Basamağı tazminatı adı altında bu ödeme yapılmaya devam edilmelidir.
Mesleki Kariyerin 2.Basamağını da Başöğretmenlikle denk hale getirirsek bu durumda bu öğretmenlerin de tazminatlarının ödenmesine devam etmiş oluruz.
Hatta istenirse kanun maddesine 3.basamak ta konulabilir.
Mevcut öğretmenlerin haklarını koruduktan sonra;
Eğer sınavda ısrar edilecekse;
Birçok yönetmelikte ve görevde yükselmede de var olduğu gibi son üç yıllık sicil notu ortalaması iyi dereceden düşük olmamak şartıyla;
a- Adaylık hariç 7 yılını dolduranlar Mesleki Kariyerin 1.Basamağı
b- Mesleki Kariyerin 1.Basamağında 6 yıl bulunanlar Mesleki Kariyerin 2.Basamağı
c- Mesleki Kariyerin 2.Basamağında 6 yıl bulunanlar Mesleki Kariyerin 3.Basamağı sınavına girebilirler.
Sınavda başarılı olanlar bu tazminatları almaya hak kazanırlar. Sınav her yıl Eylül ayında ÖSYM’ce düzenlenir.
Alanında ya da Eğitim Yönetimi Denetimi Alanında Yüksek Lisans ya da Doktora eğitimi yapmış olanlar son üç yıllık sicil notu ortalaması iyi dereceden düşük olmamak şartıyla
a- Adaylık hariç 7 yılını dolduranlar Mesleki Kariyerin 1.Basamağı
b- Doktora yapanlardan Mesleki Kariyerin 1.Basamağında 6 yıl bulunanlar Mesleki Kariyerin 2.Basamağına sınav koşulu aranmaksızın alınırlar.
Şeklinde bir düzenlemeye gidilebilir.
Böylece;
1- Mevcut Uzman ve Başöğretmenlik kavramları kaldırılırken bu öğretmenlerin maddi hakları da korunmuş olur.
2- Konunun adına mesleki kariyer ibaresi getirildiğinden il- İlçe Milli Eğitim Müdürü, Şube Müdürü, Müfettiş gibi diğer eğitim çalışanlarının da yukarıdaki şartları yerine getirmeleri durumunda bu tazminata sahip olmalarına olanak sağlanmış olur.
3- Eğitim çalışanları kıdemleri arttıkça kendilerini de geliştirmelerine bağlı olarak madden azda olsa desteklenmiş olurlar. En azından farklılık yaratılmış olur.
4- 7 yıllık Öğretmen uzman oluyor ama 20 yıllık İlçe Milli Eğitim Müdürü uzman olamıyor tazminat alamıyor tartışmalarının da önüne geçilmiş olur.
5- Sınavda ısrar edilecekse açılacak sınavlarda temel eğitim bilgilerinin yanı sıra alanda yaşanan gelişme ve değişmeler bilgisine yönelik sorularda sorularak konu daha farklı boyutta da kullanılabilir. Hatta yönetim kademelerinde bulunan çalışanların yönetim alanı ile eğitimdeki gelişme ve değişimler alanlarında sınava tabii tutularak daha sağlıklı derecelendirme yapılabilir.
6- Eğitim çalışanları emekliliklerine yakın dönemlerde en üst basamağa yükselmeleri sağlanır ve bu noktada emekli edilmiş olurlar.
7- En önemlisi de öğretmenler arasında yaratılan ayrımcılık giderilmiş aslında hiçbir farklılık olmadığı halde veliler arasında da oluşmaya başlayan benim öğretmenim uzman öğretmen, senin öğretmenin uzman değil tartışmalarının da önüne geçilmiş olur.
8- Bu konu akademik çevrelerde de detaylı olarak tartışılmalı ve kısa sürede çözümlenmeli, yapılacak düzenlemede sadece bir kez düzenlenen sınavda başarılı olup kontenjan yetersizliğinden Uzman olamayan öğretmenlerin hakları teslim edilmelidir. Çünkü Anayasa mahkemesi kontenjan sınırlamasını kökten kaldırmıştır.
Sınav ısrarı olmayacaksa;
Adaylık dönemi hariç 7 yıl eğitim öğretim tazminatı alanlar Mesleki Kariyerin 1.Basamağı, 13 yıl eğitim öğretim tazminatı alanlar Mesleki Kariyerin 2.Basamağı, 19 yıl eğitim öğretim tazminatı alanlar Mesleki Kariyerin 3.Basamağı tazminatı almaya hak kazanırlar.
Şeklinde kısa bir düzenleme ile bu iş çözümlenebilir.
Saygılarımla...
Maksut BALMUK
Eğitim Yöneticisi
Hiç yorum yok:
Etiketler:
öğretmen
Kayıt Tarihi:
12:18
Öğretmen yollukları ödenmiyor
MEB'in, öğretmenlerin yolluklarını bir buçuk yıldır ödemediği iddia edildi. Türk Eğitim-Sen bakanlığa başvurarak yolluk masraflarının bir an önce öğretmenlere ödenmesini istedi.
Milli Eğitim Bakanlığı, 2008 tedavi yollukları dahil olmak üzere tam 17 aydır öğretmenlerin yolluk masraflarını ödemiyor. Söz konusu durum üzerine Türk Eğitim-Sen 2008 yılı tedavi masraflarının ödenmesi konusunda "hatırlatmada" bulunarak yollukların bir an önce ödenmesini istedi. Konuyu Kurul İdari Kurulu'nda gündeme getiren Türk Eğitim-Sen, bakanlığın 17 aydır söz konusu yollukları ödememesine karşın isteğine yönelik yanıt alamadı.HASTA ÖĞRETMENLER TEDAVİ MASRAFLARINI CEBİNDEN KARŞILIYOR
Konuyla ilgili açıklamada bulunan Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, aradan geçen süreye karşın ödemelerin yapılmamış olmasının büyük rahatsızlık yarattığını kaydederek, "Tedavi giderlerini cebinden karşılayan eğitim çalışanları, 2008 yılında bu paralarını alamamıştır. Hastalığın tedavisi için farklı illere gitmek zorunda kalanlar, gerek konaklama gerekse yol masrafını cebinden karşılamak zorunda kalmaktadır. Bazı çalışanlar, yol parasını bile borçla, harçla denkleştirmektedir" dedi. Böbrek hastaları ve kanser hastaları için durumun daha da kötü olduğunu ifade eden Koncuk, söz konusu hastalıkların uzun bir tedavi süreci gerektirdiğinden, hastaların masrafının katlandığına işaret etti.
"BAKAN, ÇALIŞANLARINA SAHİP ÇIKMALIDIR"
Türk Eğitim-Sen olarak konuyu Kurum İdari Kurulu'nda da gündeme getirdiklerini anımsatan Koncuk, "Kurum İdari Kurulu'nda tedavi ile ilgili her türlü giderlerin zamanında ödenmesi için gerekli tedbirlerin alınması konusunda 26 Ekim 2007 tarihinde karar alındı. Ayrıca karar, 25 Mart 2008 tarihinde Milli Eğitim Bakanlığı Kurum İdari Kurulu Çalışma Raporu'nda da belirtildi. Ancak bu kararın aradan geçen 17 aya rağmen uygulanmaması oldukça manidardır.
Tedavi giderlerinin ödenmesi konusunda 2009 yılında da sorun tam anlamıyla çözümlenebilmiş değildir" dedi. 2009 yılı bütçe kod yapısında değişikliğe gidilmesi nedeniyle bu kapsamda yolluk ödemelerinde kullanılan ödenek ile sağlık harcamalarında kullanılan ödeneklerin ayrıldığını kaydeden Koncuk, ödenek bekleme sıkıntısı yaşanmaması için yapılan bu düzenleme sonrasında da tedavi yolluklarının ödenmesinde ciddi sıkıntılar yaşandığını söyledi. Koncuk, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu noktada Milli Eğitim Bakanlığı vurdumduymaz bir tutum sergilemektedir. Diğer bakanlıklar personelinin tedavi yolluğunu zamanında öderken, Milli Eğitim Bakanlığı'nın aynı hassasiyeti göstermemesi düşündürücüdür. İnsan hayatını doğrudan etkileyen bir konuya, böylesine seyirci kalınması şaşırtıcıdır. Türk Eğitim-Sen olarak Sayın Bakan'dan talebimiz; enerjisini eğitim çalışanlarının sorunlarına harcaması ve kendi çalışanına üvey evlat muamelesi yapmaktan vazgeçmesidir. Bakan Çelik, diğer bakanların yaptığı gibi kendi çalışanına sahip çıkmalıdır. Tüm bu nedenlerden dolayı tedavi yollukları gününde ödenmeli, gecikenlere ise gecikme zammı tahakkuk ettirilmelidir. Aksine yapılan uygulamalar eğitim çalışanlarını zor durumda bırakacaktır."
Hiç yorum yok:
Etiketler:
öğretmen
Kayıt Tarihi:
11:12
2009/1 sözleşmeli öğretmen atama minimum puanları
Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü 2009-1 Sözleşmeli Öğretmen Görevlendirme Sonucu Oluşan Minumum Puanlarını açıklandı.
Minumum Puanlar aşağıda kategoriler halinde sıralanmıştır.
Minumum Puanlar aşağıda kategoriler halinde sıralanmıştır.
| ATAMA ALANI | ATAMA ÖNCELİK | MİN. PUAN | ATANAN SAYISI |
| Beden Eğitimi | 1 | 74,084 | 126 |
| Bilişim Teknolojileri | 1 | 73,373 | 212 |
| Biyoloji | 1 | 84,611 | 96 |
| Coğrafya | 1 | 74,331 | 166 |
| Çocuk Gelişimi ve Eğitimi | 1 | 68,763 | 52 |
| Din Kült. ve Ahl.Bil. | 1 | 59,314 | 209 |
| Elektrik-Elektronik Teknolojisi-1 | 1 | 83,664 | 37 |
| Felsefe | 1 | 81,423 | 65 |
| Fen ve Teknoloji/Fen Bilgisi | 1 | 86,187 | 380 |
| Giyim Üretim Teknolojisi | 1 | 85,79 | 5 |
| Görme Engelliler Sınıfı Öğretmenliği | 1 | 51,361 | 3 |
| İ.H.L. Meslek Dersleri | 1 | 55,085 | 30 |
| İHL Meslek Dersleri Arapça | 1 | 56,289 | 7 |
| İlköğretim Matematik Öğr. | 1 | 82,078 | 354 |
| İngilizce | 1 | 71,438 | 786 |
| İşitme Engelliler Sınıfı Öğretmenliği | 1 | 66,402 | 5 |
| Kimya | 1 | 85,066 | 51 |
| Matematik | 1 | 84,02 | 288 |
| Muhasebe ve Finansman | 1 | 84,32 | 17 |
| Müzik | 1 | 52,604 | 83 |
| Okul Öncesi Öğrt | 1 | 72,355 | 404 |
| Rehber Öğretmen | 1 | 50,163 | 166 |
| Resim İş/Resim/Görsel Sanatlar | 1 | 70,323 | 55 |
| Sağlık Bilgisi | 1 | 69,823 | 1 |
| Sınıf Öğretmenliği | 1 | 75,755 | 1545 |
| Sosyal Bilgiler | 1 | 81,185 | 190 |
| Tarih | 1 | 82,208 | 120 |
| Teknoloji ve Tasarım | 1 | 50,597 | 57 |
| Tesisat Teknolojisi ve İklimlendirme | 1 | 83,547 | 4 |
| Türk Dili ve Edebiyatı/Dil ve Anlatım/Türk Edebiyatı | 1 | 78,009 | 424 |
| Türkçe | 1 | 81,617 | 291 |
| Yiyecek İçecek Hizmetleri | 1 | 78,893 | 3 |
| 6232 | |||
Hiç yorum yok:
Etiketler:
öğretmen
Kayıt Tarihi:
23:03
Öğretmenlerimize dizüstü bilgisayar
ÇELİK'ten Bilgisayar Müjdesi
Milli Eğitim Bakanlığı, 2009-1 kadrolu öğretmen atamalarında, kadrolu öğretmenliğe atanandığı için boşalan sözleşmeli öğretmen pozisyonlarına atamaları bugün yaptı.
ÖĞRETMENLERE DİZÜSTÜ BİLGİSAYAR MÜJDESİ
Öğretmenlere bir müjde vermek istediğini de ifade eden Çelik, ''Özel fiyat uygulayarak, önümüzdeki süreçte her öğretmenimizin birer diz üstü bilgisayarı olması arzusundayız. Bu kampanyayı da seçimlerden hemen sonra başlatacağız'' dedi.
Milli Eğitim Bakanlığı, 2009-1 kadrolu öğretmen atamalarında, kadrolu öğretmenliğe atanandığı için boşalan sözleşmeli öğretmen pozisyonlarına atamaları bugün yaptı.
ÖĞRETMENLERE DİZÜSTÜ BİLGİSAYAR MÜJDESİ
Öğretmenlere bir müjde vermek istediğini de ifade eden Çelik, ''Özel fiyat uygulayarak, önümüzdeki süreçte her öğretmenimizin birer diz üstü bilgisayarı olması arzusundayız. Bu kampanyayı da seçimlerden hemen sonra başlatacağız'' dedi.
Hiç yorum yok:
Etiketler:
öğretmen
Kayıt Tarihi:
09:44
İliçi atamaçıkmazı
2009 yılı Öğretmenlerin İl İçi Yer Değiştirme Kılavuzu’nun hazırlanması 02 Şubat 27 Şubat olarak belirlenmiş( MEB 2009 YILI İŞ TAKVİMİ sayfa 21) olmasına ve atamaların duyurusu ise 02 Mart-30 Nisan 2009 olarak belirtilmesine rağmen Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 2009 iliçi atamaları ile ilgili herhangi bir açıklama yapılmamıştır.
Atama bekleyen binlerce öğretmen merakla bu kılavuzu beklemektedir.
Ayrıca gelecek hafta çıkması beklenen kılavuzda öğretmenlerin Milli Eğitim Bakanlığından istekleri ise şöyledir.
1.Tercih sayısı 20 olmalıdır.
2.Atama takvimi sadece ağustos olmamalıdır.
3.Öğretmen atama yer değiştirme yönetmeliğinde belirtildiği gibi il içi sıralar takip eden yılın şubat ayı sonuna kadar olmalıdır.
Atama bekleyen binlerce öğretmen merakla bu kılavuzu beklemektedir.
Ayrıca gelecek hafta çıkması beklenen kılavuzda öğretmenlerin Milli Eğitim Bakanlığından istekleri ise şöyledir.
1.Tercih sayısı 20 olmalıdır.
2.Atama takvimi sadece ağustos olmamalıdır.
3.Öğretmen atama yer değiştirme yönetmeliğinde belirtildiği gibi il içi sıralar takip eden yılın şubat ayı sonuna kadar olmalıdır.
Hiç yorum yok:
Etiketler:
öğretmen
Kayıt Tarihi:
09:40
Tedavi mağduru öğretmen bakanda cevap bekliyor
Sözleşmeli öğretmenler 30 günden fazla hasta olursa görevlerine Milli Eğitim Bakanlığı’nca son veriliyor. Bu çalışanlar ister kanser, ister diyaliz tedavisi gören bir hasta olsun sözleşmesi fesh ediliyor.
Sözleşmeli öğretmenlerin 30 günden fazla rapor almasını gerektiren bir hastalığa yakalanmaları halinde sözleşmelerinin fesh olabileceklerine ilişkin Milli Eğitim Bakanlığı yazısına tepkilerimizi haber yaparak gerekse konu ile ilgili yaşanacak muhtemel sorunları ileterek göstermiştik.
Milli Eğitim Bakanlığına yazdığımız yazı karşılığında, herkesi şaşırtacak bir cevap aldık. Güya Bakanlık o yazıyı Van ilinde görev yapan bir sözleşmeli öğretmenimize münhasıran düzenlemiş. Ancak bize ulaşan cevap ile Bakanlık, o yazının başka sözleşmeli öğretmenlerimizin de mağduriyetine sebep olabileceğini göz ardı etmiş görünmektedir.
Milli Eğitim Bakanlığı’nın bu yöndeki şaşırtan uygulamaları devam etmektedir. Aynı konuyla alakalı bir sözleşmeyi fesh olayı daha. Kayseri Melikgazi İlçesi Osman Ulubaş İlköğretim Okulunda sözleşmeli sınıf öğretmeni (657�4/B) olarak görev yapan Derya SAMUR, doğum sonrası 01/09/2008 tarihinde ücretsiz izin talebinde bulunuyor. İzin talebi kabul ediliyor. Ancak izin süresi tamamlanmadan 27/02/2009 tarihinde görevine başlamak istediğine dair yazılı başvuruda bulunuyor. Olanlar bundan sonra başlıyor. “Sözleşmeniz fesh edildi” denilerek göreve başlatılmıyor. Kadrolu çalışanlar ücretsiz izin kullanırken neden sözleşmeli çalışanlar bu haktan yararlanamamaktadır. Bu uygulamada göstermektedir ki, sözleşmeli çalışmak demek kölelik demektir.
Anayasanın temel ilkelerinden “eşitlik” ilkesine ve insan haklarına aykırı olarak Milli Eğitim Bakanlığı öğretmenleri arasında kadrolu-sözleşmeli ayrımı yapması kabul edilemez. Bu kadar ayrıma rağmen; Sayın Milli Eğitim Bakanı her konuşmasında “Kadrolu öğretmenlerle sözleşmeli öğretmenler arasında fark yok” diyebilmektedir. Tedavisi uzun süren, yatarak tedavi olan, yani 30 günden fazla raporu bulunan 4/B sözleşmeli öğretmenlerin işine son veriliyor. Bu fark değil de nedir? Bu ne demektir. Bu anlayış, bu çalışanları bile, bile ölüme terk etmek değil de nedir? Bu durumu alıştıra alıştıra bizlere unutturmaya çalışan Bakanlık bu konuda hiçbir surette başarılı olamayacaktır.Çünkü haklı değildir,bu uygulamaları ile çalışanlara zulmetmektedir. Milli Eğitim Bakanlığı’nın 4/B Sözleşmeli çalışanlarının “30 günden fazla rapor, izin kullanamazsın” demesi bu insanları ölüme terk etmesi demektir. Bu yaklaşım İnsan haklarına ve Anayasa’ya aykırı bir davranıştır. Bu anlayış Sosyal devlet anlayışı ile bağdaşmamaktadır. Bizler bir milletin geleceğinin eğitim ile şekilleneceğini ve bu yüzden eğitim sistemimizin kusursuz çalışması gerekliliğini çok iyi biliyoruz. Eğitimin temel amacı insanların mutluluğunu sağlamaktır. Bu anlayışla insanların huzurunu, mutluluğunu nasıl sağlayabilirsiniz. Milli Eğitim Bakanlığı gönderdiği cevap yazısı ile de olayın vahametini algılayamadığı apaçık ortadadır.
Sözleşmeli öğretmenlerimizin bu konuda olduğu gibi her konuda yaşadıkları sorunların üzerine TÜRK EĞİTİM SEN olarak gitmeye, kararlılığımızı her fırsatta göstermeye devam edeceğiz. Bu iş burada bitmedi. Milli Eğitim Bakanlığının cevaplarını ve sözleşmesi fesh edilen Sayın Derya SAMUR öğretmenimizin uğradığı haksızlığı hukuk marifetiyle sorgulanması için yargı sürecini başlatıyoruz.
İlgili yazı için tıklayınız.
Sözleşmeli öğretmenlerin 30 günden fazla rapor almasını gerektiren bir hastalığa yakalanmaları halinde sözleşmelerinin fesh olabileceklerine ilişkin Milli Eğitim Bakanlığı yazısına tepkilerimizi haber yaparak gerekse konu ile ilgili yaşanacak muhtemel sorunları ileterek göstermiştik.
Milli Eğitim Bakanlığına yazdığımız yazı karşılığında, herkesi şaşırtacak bir cevap aldık. Güya Bakanlık o yazıyı Van ilinde görev yapan bir sözleşmeli öğretmenimize münhasıran düzenlemiş. Ancak bize ulaşan cevap ile Bakanlık, o yazının başka sözleşmeli öğretmenlerimizin de mağduriyetine sebep olabileceğini göz ardı etmiş görünmektedir.
Milli Eğitim Bakanlığı’nın bu yöndeki şaşırtan uygulamaları devam etmektedir. Aynı konuyla alakalı bir sözleşmeyi fesh olayı daha. Kayseri Melikgazi İlçesi Osman Ulubaş İlköğretim Okulunda sözleşmeli sınıf öğretmeni (657�4/B) olarak görev yapan Derya SAMUR, doğum sonrası 01/09/2008 tarihinde ücretsiz izin talebinde bulunuyor. İzin talebi kabul ediliyor. Ancak izin süresi tamamlanmadan 27/02/2009 tarihinde görevine başlamak istediğine dair yazılı başvuruda bulunuyor. Olanlar bundan sonra başlıyor. “Sözleşmeniz fesh edildi” denilerek göreve başlatılmıyor. Kadrolu çalışanlar ücretsiz izin kullanırken neden sözleşmeli çalışanlar bu haktan yararlanamamaktadır. Bu uygulamada göstermektedir ki, sözleşmeli çalışmak demek kölelik demektir.
Anayasanın temel ilkelerinden “eşitlik” ilkesine ve insan haklarına aykırı olarak Milli Eğitim Bakanlığı öğretmenleri arasında kadrolu-sözleşmeli ayrımı yapması kabul edilemez. Bu kadar ayrıma rağmen; Sayın Milli Eğitim Bakanı her konuşmasında “Kadrolu öğretmenlerle sözleşmeli öğretmenler arasında fark yok” diyebilmektedir. Tedavisi uzun süren, yatarak tedavi olan, yani 30 günden fazla raporu bulunan 4/B sözleşmeli öğretmenlerin işine son veriliyor. Bu fark değil de nedir? Bu ne demektir. Bu anlayış, bu çalışanları bile, bile ölüme terk etmek değil de nedir? Bu durumu alıştıra alıştıra bizlere unutturmaya çalışan Bakanlık bu konuda hiçbir surette başarılı olamayacaktır.Çünkü haklı değildir,bu uygulamaları ile çalışanlara zulmetmektedir. Milli Eğitim Bakanlığı’nın 4/B Sözleşmeli çalışanlarının “30 günden fazla rapor, izin kullanamazsın” demesi bu insanları ölüme terk etmesi demektir. Bu yaklaşım İnsan haklarına ve Anayasa’ya aykırı bir davranıştır. Bu anlayış Sosyal devlet anlayışı ile bağdaşmamaktadır. Bizler bir milletin geleceğinin eğitim ile şekilleneceğini ve bu yüzden eğitim sistemimizin kusursuz çalışması gerekliliğini çok iyi biliyoruz. Eğitimin temel amacı insanların mutluluğunu sağlamaktır. Bu anlayışla insanların huzurunu, mutluluğunu nasıl sağlayabilirsiniz. Milli Eğitim Bakanlığı gönderdiği cevap yazısı ile de olayın vahametini algılayamadığı apaçık ortadadır.
Sözleşmeli öğretmenlerimizin bu konuda olduğu gibi her konuda yaşadıkları sorunların üzerine TÜRK EĞİTİM SEN olarak gitmeye, kararlılığımızı her fırsatta göstermeye devam edeceğiz. Bu iş burada bitmedi. Milli Eğitim Bakanlığının cevaplarını ve sözleşmesi fesh edilen Sayın Derya SAMUR öğretmenimizin uğradığı haksızlığı hukuk marifetiyle sorgulanması için yargı sürecini başlatıyoruz.
İlgili yazı için tıklayınız.
Hiç yorum yok:
Etiketler:
öğretmen
Kayıt Tarihi:
09:38
Öğretmenlere ucuz internet
Milli Eğitim Bakanı Sayın Hüseyin Çelik, sözleşmeli öğretmen atamalarında, uygun fiyat kampanyasıyla bütün öğretmenlere dizüstü bilgisayar satılmasını düşündüklerini ve seçimden sonra kampanyayı başlatacaklarını ifade ettiler.
Ülkemizdeki okulların tamamında bilgisayar olmakla birlikte bu bilgisayarların bir kısmının demode olması, bir kısmında ise internet bağlantısının sağlıklı olmaması nedeniyle öğretmenlerimiz iş ve işlemlerini bu bilgisayarlardan yapamamaktadırlar.
Öğretmenlerimiz, sınav soruları, gözlem formları, kılavuz kitabı olmayan derslerin ders planlarının hazırlanması gibi birçok çalışmayı bilgisayarla yapmaktadırlar. Bunun yanı sıra sınav tarihlerinin, alınan puanların, davranış notlarının, öğrenci ürün dosyalarının ilgili bölümlerinin vb birçok verinin internet ortamından e-okul sistemine girilmesi de zorunludur. Öğretmenlerimiz bu çalışmalarının tamamına yakınını evlerinde yapmaktadırlar. Bu nedenle her öğretmenin evinde internet bağlantısının olması zorunlu hale gelmiştir.
Çeşitli hizmet sunucuların internet paket fiyatları incelendiğinde aylık 29 Tl internet ücreti olduğu görülmektedir. Ayrıca telefon sabit ücreti ödendiğinden bir öğretmen aylık en az 40 TL internet bağlantısı için para ödemektedir. Yıllık 480 Tl yi bulan bu rakam bir öğretmen bütçesi için yüksektir. Öğretmenler bu parayı devlet görevlerini yerine getirmek için ödemektedirler ve bu paranın kısmen de olsa devlet tarafından karşılanması gereklidir.
Bu ücretin kısmen devlet tarafından karşılanması öğretmenler arasında internet kullanımını yaygınlaştıracak ve başlatılacak dizüstü bilgisayar kampanyasına talebi artıracaktır.
Milli Eğitim Bakanlığına çağrımız; Öncelikle bütün eğitimcilere, aylık 10 TL ücretle internet bağlantısı hizmeti verilmesi için ilgili kurum ve kuruluşlarla bir anlaşma yapması ve eğitim camiasına ucuz internet hizmeti sağlamasıdır. Bakanlığımızın yaptığı en iyi çalışmalardın biri olacaktır.
Doğan CEYLAN
Müfettişler Derneği Yönetim Kurulu Başkanı
Ülkemizdeki okulların tamamında bilgisayar olmakla birlikte bu bilgisayarların bir kısmının demode olması, bir kısmında ise internet bağlantısının sağlıklı olmaması nedeniyle öğretmenlerimiz iş ve işlemlerini bu bilgisayarlardan yapamamaktadırlar.
Öğretmenlerimiz, sınav soruları, gözlem formları, kılavuz kitabı olmayan derslerin ders planlarının hazırlanması gibi birçok çalışmayı bilgisayarla yapmaktadırlar. Bunun yanı sıra sınav tarihlerinin, alınan puanların, davranış notlarının, öğrenci ürün dosyalarının ilgili bölümlerinin vb birçok verinin internet ortamından e-okul sistemine girilmesi de zorunludur. Öğretmenlerimiz bu çalışmalarının tamamına yakınını evlerinde yapmaktadırlar. Bu nedenle her öğretmenin evinde internet bağlantısının olması zorunlu hale gelmiştir.
Çeşitli hizmet sunucuların internet paket fiyatları incelendiğinde aylık 29 Tl internet ücreti olduğu görülmektedir. Ayrıca telefon sabit ücreti ödendiğinden bir öğretmen aylık en az 40 TL internet bağlantısı için para ödemektedir. Yıllık 480 Tl yi bulan bu rakam bir öğretmen bütçesi için yüksektir. Öğretmenler bu parayı devlet görevlerini yerine getirmek için ödemektedirler ve bu paranın kısmen de olsa devlet tarafından karşılanması gereklidir.
Bu ücretin kısmen devlet tarafından karşılanması öğretmenler arasında internet kullanımını yaygınlaştıracak ve başlatılacak dizüstü bilgisayar kampanyasına talebi artıracaktır.
Milli Eğitim Bakanlığına çağrımız; Öncelikle bütün eğitimcilere, aylık 10 TL ücretle internet bağlantısı hizmeti verilmesi için ilgili kurum ve kuruluşlarla bir anlaşma yapması ve eğitim camiasına ucuz internet hizmeti sağlamasıdır. Bakanlığımızın yaptığı en iyi çalışmalardın biri olacaktır.
Doğan CEYLAN
Müfettişler Derneği Yönetim Kurulu Başkanı
Hiç yorum yok:
Etiketler:
öğretmen
Kayıt Tarihi:
09:36
Öğretmenlik sertifikası ile öğretmen olunacak
6 Ay da Öğretmenlik
Eğitim Sen Genel Başkanı Zübeyde Kılıç ın açıklaması.
Altı Aylık Sertifika Eğitimi İle Özel Eğitim Öğretmenliği Yapılamaz!
Milli Eğitim Bakanlığı ile Gazi Üniversitesi arasında “Zihinsel Engelliler Sertifika Programı” başlıklı bir protokol imzalanmıştır. Protokole göre 1500 kişi, kişi başı 3.300 TL ödeyip üçer aylık iki dönemden oluşan bir eğitimden geçirilerek “öğretmenlik sertifikası” almaya hak kazanacaktır. Özel eğitim üzerine yıllarca üniversitede okuyarak uzmanlaşmış öğretmen adayları dururken, MEB’in böylesi bir uygulamaya gitmesi anlaşılır gibi değildir.
Milli Eğitim Bakanlığı böylesi bir uygulama ile tüccar siyasetini eğitim sisteminde de uygulamak istediğini göstermektedir. Çünkü 1500 kişiden sertifika programına katılım karşılığında alınacak miktar toplamda 5 milyon TL’yi bulmaktadır. Gazi Üniversitesinin açıklamasına göre bu kurslara katılacak olanların %30’una atanma garantisi verilecek olması ayrıca bir skandal olarak değerlendirilmelidir.
Özel eğitim, normal yaşıtlarının yararlanabildiği eğitim ortamından yeterince yararlanamayan çocuklara yönelik olarak verilen eğitimdir. Türkiye’de özel eğitim; örgün eğitimin verildiği okulların özel alt sınıflarında, kaynaştırma sınıflarında, kaynak odalarda ve ayrıca Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezlerinde verilmektedir. Dolayısıyla özel eğitim öğretmenliği 6 aylık sertifika eğitimi ile yapılabilecek kadar basit bir iş değildir. Belli bir birikim ve uzmanlık gerektiren öğretmenlik mesleği bu tür uygulamalar nedeniyle son yıllarda önemli ölçüde nitelik kaybı yaşamaktadır.
Özel eğitim çoğunluktan farklı ve özel gereksinimli çocuklara sunulan, üstün özellikleri olanları yetenekleri doğrultusunda kapasitelerinin en üst düzeye çıkmasını sağlayan, yetersizliği engele dönüştürmeyi önleyen, engelli bireyi kendine yeterli hale getirerek topluma kaynaşmasını, onların bağımsız, üretici bireyler olmasını destekleyecek becerilerle donatan eğitimdir. Dolayısıyla belli bir pedagojik formasyon ve uzun süreli eğitim gerektirir.
Özel eğitim her şeyden önce yetersizliği olan bireylere yapılan amaçlı bir müdahaledir. Başarılı bir müdahalenin yetersizliği olan bireyin öğrenme ortamına, okul ve topluma etkin katılımına ket vuran tüm engelleri ortadan kaldırması, o engellerden bireyi koruması ya da o engellerin üstesinden gelmesini sağlaması gerekir. 6 aylık kurslarla “öğretmenlik” sertifikası alanların özel eğitimin gerektirdiği yeterlilikte olacaklar mıdır? Yüzlerce zihinsel engelliler öğretmeni atanmayı beklerken Milli Eğitim Bakanlığı böyle bir uygulama ile ne yapmaya çalışmaktadır?
MEB’in bu uygulaması, zihinsel engellilerin eğitiminde öğretmen gereksinimi karşılamaktan çok, işsiz üniversite mezunlarının umutlarını paraya çevirerek bakanlığa gelir kazandırmak istendiğini göstermektedir. MEB ile Gazi üniversitesi arasında imzalanan ve para ile sertifika vermeyi amaçlayan bu protokol iptal edilmelidir. Zihinsel engellilerin eğitiminde gerekli olan öğretmen ihtiyacı, bu alanda üniversite eğitimi almış ve atanmayı bekleyen öğretmen adaylarından karşılanmalıdır.
Eğitim Sen
Eğitim Sen Genel Başkanı Zübeyde Kılıç ın açıklaması.
Altı Aylık Sertifika Eğitimi İle Özel Eğitim Öğretmenliği Yapılamaz!
Milli Eğitim Bakanlığı ile Gazi Üniversitesi arasında “Zihinsel Engelliler Sertifika Programı” başlıklı bir protokol imzalanmıştır. Protokole göre 1500 kişi, kişi başı 3.300 TL ödeyip üçer aylık iki dönemden oluşan bir eğitimden geçirilerek “öğretmenlik sertifikası” almaya hak kazanacaktır. Özel eğitim üzerine yıllarca üniversitede okuyarak uzmanlaşmış öğretmen adayları dururken, MEB’in böylesi bir uygulamaya gitmesi anlaşılır gibi değildir.
Milli Eğitim Bakanlığı böylesi bir uygulama ile tüccar siyasetini eğitim sisteminde de uygulamak istediğini göstermektedir. Çünkü 1500 kişiden sertifika programına katılım karşılığında alınacak miktar toplamda 5 milyon TL’yi bulmaktadır. Gazi Üniversitesinin açıklamasına göre bu kurslara katılacak olanların %30’una atanma garantisi verilecek olması ayrıca bir skandal olarak değerlendirilmelidir.
Özel eğitim, normal yaşıtlarının yararlanabildiği eğitim ortamından yeterince yararlanamayan çocuklara yönelik olarak verilen eğitimdir. Türkiye’de özel eğitim; örgün eğitimin verildiği okulların özel alt sınıflarında, kaynaştırma sınıflarında, kaynak odalarda ve ayrıca Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezlerinde verilmektedir. Dolayısıyla özel eğitim öğretmenliği 6 aylık sertifika eğitimi ile yapılabilecek kadar basit bir iş değildir. Belli bir birikim ve uzmanlık gerektiren öğretmenlik mesleği bu tür uygulamalar nedeniyle son yıllarda önemli ölçüde nitelik kaybı yaşamaktadır.
Özel eğitim çoğunluktan farklı ve özel gereksinimli çocuklara sunulan, üstün özellikleri olanları yetenekleri doğrultusunda kapasitelerinin en üst düzeye çıkmasını sağlayan, yetersizliği engele dönüştürmeyi önleyen, engelli bireyi kendine yeterli hale getirerek topluma kaynaşmasını, onların bağımsız, üretici bireyler olmasını destekleyecek becerilerle donatan eğitimdir. Dolayısıyla belli bir pedagojik formasyon ve uzun süreli eğitim gerektirir.
Özel eğitim her şeyden önce yetersizliği olan bireylere yapılan amaçlı bir müdahaledir. Başarılı bir müdahalenin yetersizliği olan bireyin öğrenme ortamına, okul ve topluma etkin katılımına ket vuran tüm engelleri ortadan kaldırması, o engellerden bireyi koruması ya da o engellerin üstesinden gelmesini sağlaması gerekir. 6 aylık kurslarla “öğretmenlik” sertifikası alanların özel eğitimin gerektirdiği yeterlilikte olacaklar mıdır? Yüzlerce zihinsel engelliler öğretmeni atanmayı beklerken Milli Eğitim Bakanlığı böyle bir uygulama ile ne yapmaya çalışmaktadır?
MEB’in bu uygulaması, zihinsel engellilerin eğitiminde öğretmen gereksinimi karşılamaktan çok, işsiz üniversite mezunlarının umutlarını paraya çevirerek bakanlığa gelir kazandırmak istendiğini göstermektedir. MEB ile Gazi üniversitesi arasında imzalanan ve para ile sertifika vermeyi amaçlayan bu protokol iptal edilmelidir. Zihinsel engellilerin eğitiminde gerekli olan öğretmen ihtiyacı, bu alanda üniversite eğitimi almış ve atanmayı bekleyen öğretmen adaylarından karşılanmalıdır.
Eğitim Sen
Kayıt Tarihi:
09:29
MEB yurtdışına öğretmen gönderecek
T.C.
MİLLİ EGİTİM BAKANLIGI
Yurt Dışı Eğitim Öğretim Genel Müdürlüğü
Sayı:B.08.0. YEG.0.18.04.01/01 0-06-02/46b
Konu:Türk Cumhuriyetleri ile Türk
Topluluklarında Görevlendirilecek
Öğretmenler
2 9 OÇA 2009
GENELGE
2009/11
İlgi: a)03 Temmuz 2003 günlü ve 25157 sayılı "Resmi Gazete' de" yayımlanan Bakanlıklararası Ortak Kültür Komisyonunun Çalışma Esas ve Usulleri ile Bu Komisyon Tarafından Yurt Dışında Görevlerıdirilecek Personelin Nitelikleri ile Hak ve Yükümlülüklerinin Belirlenmesine İlişkin 2003/5753 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı.
b)Bakanlıklararası Ortak Kültür Komisyonunun 03/0112008 günlü ve Ol sayılı Kararı.
c)13/01/2007 gün ve 26402 sayılı "Resmi Gazete'de" yayımlanan 28/0712006 gün ve 2006111534 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile kabul edilen Yönetmelik.
Türk Cumhuriyetleri ve Türk Topluluklarında Bakanlığımız iş birliğinde açılan öğretim kurumlarının 2009-2010 "eğitim-öğretim yılı" öğretmen ihtiyacı çerçevesinde görevlendirilmek üzere ilgi (a) Karar kapsamında sınavla branş öğretmeni seçilmesi, Bakanlıklararası Ortak Kültür Komisyonunun ilgi (b) Kararı ile uygun görülmüştür.
Bu nedenle 22 Mart 2009 Pazar günü Bakanlığımız Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğünce Mesleki Yeterlik Sınavı yapılacaktır.
Seçilecek öğretrnenlerin branşları, sayıları, sınavlara katılacak ve yurt dışında görevlerıdirilecek öğretmenlerde aranacak şartlar, başvuru şekli ve zamanı, seçme sınavı, görevlendirme ve yapılacak diğer iş ve işlemlere ilişkin usul ve esaslar aşağıda belirtilmektedir.
Sınavlarla ilgili hazırlanan bu Genelge http://www.meb.gov.tr. http://ilsis.meb.gov.trinternet adresleri ile Genel Müdürlüğümüzün http://www.yeogm.meb.gov.tr WEB sayfasında da yayımlanacak ve adayların sınav başvuruları 20 Şubat 2009 - 06 Mart 2009 tarihleri arasında elektronik başvuru yöntemiyle alınacaktır.
Kurum müdürlükleri (okul, ilçe, il milli eğitim müdürlükleri ile merkez teşkilatı birimleri) Genelge doğrultusunda gerekli şartlara sahip olan adayların başvurusunu 20/02/2009-06/03/2009 tarihleri arasında adayların bilgilerinin doğruluğunu sistemden kontrol ederek elektronik ortamda onaylayacaklardır.
Genelgede belirtilen şartları taşımayanların başvurulan sistemde onaylanmayacaktır. Bu nedenle, başvuruların onaylanmasından önce adayların bilgilerinin ve elektronik başvuru formunda yer alacak fotoğraflarının İLSİs kayıtlarında güncellenmesi gerekmektedir.
A) SEçİLECEK ÖGRETMENLERİN BRANŞLARI VE SAYILARI:
L.Türk Dili ve Edebiyatı : 35
2.İngilizce : iO
3.Matematik (ing) : 5
4.Fizik (ing) : 2
5.Kimya (ing) : 2
6.Biyoloji (ing) : 3
7.Fen ve Teknoloji (Fen Bilgisi) : 2
8.Müzik : 2
9.Sosyal Bilgiler : 5
10.Tarih : 3
11.Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi : 4
12.Giyim Üretim Teknolojisi : 2
(GiyimlHazır GiyimIModa Tasarımı)
13.Elektrik/Elektronik Teknolojisi i :2
14.Tesisat Teknolojisi ve İklimlendirme : 2
(lsıtma ve Sıhhi Tesisat)
15.Nakış : 2
B) SINAVLARA KATILACAK VE YURT DıŞıNDA GÖREVLENDİRİLECEK ADAYLARDA ARANACAK ŞARTLAR:
I-T.C. vatandaşı olmak,
2-Taksirli suçlar ve aşağıda sayılan suçlar dışında tecil edilmiş hükümler hariç olmak üzere, ağır hapis veya 6 aydan fazla hapis veyahut affa uğramış olsalar bile devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlarla, zimmet, ihtilas, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı veya şeref ve haysiyet kırıcı suçtan veya istimal ve istihlak kaçakçılığı hariç kaçakçılık, resmi ihale ve alım satımlara fesat karıştırma. Devlet sırlarını açığa vurma suçlarından dolayı hükümlü bulunmamak,
3-Son 10 yılda haklarında uyarma ve kınama cezaları dışında (affa uğrayanlar hariç) disiplin cezası verilmemiş olmak,
4-Askerlik hizmetini yapmış olmak veya askerlik hizmetinden muaftutulmuş olmak,
5-Lisans düzeyinde öğrenim görmüş olmak,
6-Görevini yapmasına engelolabilecek vücut ve akıl hastalığı veya vücut sakatlığı ile özürlü bulunmamak, (görevlendirme öncesi resmi sağlık kurulu raporu ile belgelendirilecektir. )
7-Hizmetin gerektirdiği temsil yeteneğine sahip bulunmak,
8-Son üç yıl içinde her yıl en az iyi derecede sicil notu almış olmak, (sicil raporları eksik olanların raporları ilgili mevzuatına göre değerlendirilecektir.)
9-Yurt dışında görevlendirilmesine bir engeli bulunmamak, ("Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği" gereği yaptırılacak güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucu elde edilecek bilgi ve belgelere göre Bakanlık Değerlendirme Komisyonunca karar verilecektir.)
10-Yapılacak sınavlarda başarılı olmak,
11-Başvurunun bitiş günü olan 06 Mart 2009 tarihi itibarıyla sınava katılacağı branşında en az S (beş) yıllık öğretmenlik hizmetini tamamlamış olup, halen Bakanlığımıza bağlı resmi okullarda veya merkez teşkilatı birimlerinde öğretmen kadrosunda fiilen çalışıyor olmak, (Vekil ve sözleşmeli çalıştırılanlar hariç)
12-Milll Eğitim Bakanlığına bağlı özelokullarda branş öğretmeni olarak görevli iken, devlet okullarına atananlar için S (beş) yıllık öğretmenlik hizmetinin son 3 (üç) yılında Bakanlığımıza bağlı resmi okullarda fiilen öğretmen olarak çalışıyor olmak. Son 3 (üç) yıllık hizmetin hesaplanmasında başvurunun bitiş tarihi olan 06 Mart 2009 tarihinden geriye doğru hesaplanacak 3 (üç) yıllık süre dikkate alınacaktır.
13-Hizmet yılı hesaplamalarında onaylı hizmet cetveli esas alınacak, bu cetvelde yer almayan hususlarda sorumluluk başvuru sahibine ve bu belgeyi onaylayanlara ait olacaktır. Aylıksız izin, hastalık izni, istifa şeklindeki hizmete ara verilmesi S (beş) yıllık hizmet yılı hesaplamasında dikkate alınmayacak ve askerlikte geçen süreler askerlik hizmeti ne surette yapılmış olursa olsun hizmet yılı hesaplamalarına dahil edilmeyecektir.
14-Görevlendirme yapılacak ülkelerle imzalanan anlaşmalar gereği bu ülkelerde açılan Anadolu Liselerinde Matematik (ing), Fizik (ing), Kimya (ing) ve Biyoloji (ing) dersleri İngilizce olarak verileceğinden; bu branşlardan başvuracaklar için, bu dersleri İngilizce olarak verebilecek yeterlilikte olmak. (Üniversitelerin hazırlık sınıfında İngilizce öğrenim görenler ile Bakanlığımız ya da Üniversitelerin açmış olduğu en az 6 (altı) ay süreli İngilizce kurslarından programı başarı ile tamamladığına dair sertifika sahibi olanlar.) Matematik (ing), Fizik (ing), Kimya (ing) ve Biyoloji (ing) branşlarında başvuranlara Mesleki Yeterlik Sınavında yalnızca İngilizce, diğer branş öğretmenlerine ise İngilizce, Fransızca veya Almanca dillerinden kendilerinin tercih ettikleri dilde sorular da sorulacaktır.
15-Daha önce yurt dışında görevlendirilmiş olanların ikinci kez başvuruda bulunabilmeleri için, önceki yurt dışı görevlerini başarılı olarak tamamlamış ve yurt içi görevlerine başlamalarından itibaren başvurunun bitiş tarihi olan 06 Mart 2009 tarihine kadar 3 (üç) yıl çalışmış olmak.
13/0112007 gün ve 26402 sayılı "Resmi Gazete"de yayımlanan 200611 1534 sayılı Bakanlar Kurulu Karanının 26 ncı maddesi gereği ikinci kez yurt dışında görevalmak üzere başvuruda bulunacak öğretmenlerin başvurularının kabulü için Kamu Personeli Yabancı Dil Bilgisi Seviye Tespit Sınavından en az 80 (seksen) puan aldıklarını veya buna denk kabul edilen ve uluslararası geçerliliği bulunan bir belgeye sahip olduklarını belgelendirmeleri gerekmektedir.
C) BAŞVURULARIN YAPıLMASı VE BELGELERİN DÜZENLENMESİ İLE İLGİLİ AÇIKLAMA:
Bu Genelgenin (B) bölümünde belirtilen şartları taşıyan adaylar, başvurularını elektronik başvuru yöntemiyle 20 Şubat 2009-06 Mart 2009 tarihleri arasında http://www.meb.gov.tr, http://ilsis.meb.gov.tr internet adreslerine yapacaklardır. Kurum müdürlükleri (okul, ilçe, il milli eğitim müdürlükleri ile merkez teşkilatı birimleri) Genelge doğrultusunda ve söz konusu tarihler arasında adayların bilgilerinin doğruluğunu sistemden kontrol ederek elektronik ortamda onaylayacaklardır.
Başvurular, adayın en son atanma kararnamesindeki branşında kadrosunun bulunduğu kurum müdürlüklerine yapılacaktır. Posta yolu ile yapılan başvurular kabul edilmeyecek, aday, elektronik ortamda kurum müdürlüklerine yaptığı başvuru ile Genelgedeki bütün hükümleri kabul etmiş sayılacaktır.
Başvuru işlemlerinin doğru, eksiksiz ve Genelgeye uygun olarak yapılması gerekmektedir. Başvuruda yer alan bilgilerin doğruluğundan, kabul ve onayından aday ile onaylayan makamlar birlikte sorumlu olacaklardır.
22 Mart 2009 tarihinde yapılacak Mesleki Yeterlik Sınavının sonucu 13 Nisan 2009 tarihinde http://www.meb.gov.trinternet adresinde ilan edilecek, buna göre temsil yeteneği mülakatına katılmaya hak kazanan adaylara ait aşağıdaki belgeler en geç 27 Nisan 2009 tarihine kadar Bakanlığımız Yurt Dışı Eğitim Öğretim Genel Müdürlüğüne elden ya da APS ile ulaştırılacaktır. (Postadaki gecikmelerin sorumluluğu merkezde birim amirlerine taşrada ise İl Milli Eğitim Müdürlüklerine ait olacaktır.)
Bu belgeler:
I-Onaylı vukuath aile nüfus kayıt örneği.
2-Genelge ekindeki örneğine uygun olarak hazırlanan ve gerekli bölümleri bilgisayar ile doldurulmuş, fotoğraf yapıştırılmış ve okul/kurum müdürünce onaylanmış 4 (dört) adet Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Formu (Ek-I) ile 4 (dört) adet adli sicil belgesi (Bu form doldurulduktan sonra kesinlikle fotokopi olarak çoğaltılmayacak ve formun sayfa düzeni hiçbir şekilde ikiye bölünmeyecektir.)
3-0naylı Hizmet Cetveli
4-Genelge ekinde yer alan bilgi formu. (Ek-2) (Aday tarafından doldurulacak kurum müdürlüklerince onaylanacaktır.)
Mülakat sonunda Hizmetiçi Eğitim Seminerine çağrılması uygun görülen adaylara ait aşağıdaki belgeler ise 22 Haziran 2009 - 10 Temmuz 2009 tarihleri arasında yapılacak seminerde Bakanlığımız yetkilisine teslim edilecektir.
Bu belgeler:
-Askerlik durum belgesi (Erkek adaylar için),
-Onaylı diploma ya da çıkma belgesi örneği,
Sınavlara başvuran adaylar 20 Şubat 2009 - 06 Mart 2009 tarihleri arasında Bakanlığımız Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü (EGİTEK) Döner Sermaye İşletmesinin T.C. Ziraat Bankası BeşevleriANKARA Şubesi, Türkiye Vakıflar Bankası Ankara Merkez Şubesi ve Türkiye Halk Bankası Küçükesat Şubesinden herhangi birine "Kurumsal Tahsilat Programı" aracılığıyla 50 TL (elli TL KDV dahil) sınav ücreti yatıracaklardır. EGİTEK'in banka işlemlerinde herhangi bir sistem değişikliği olması durumunda, yukarıda belirtilen sınav ücreti yatırma tarihinde geçerli olan sistem kullanılacaktır.
Sınav ücretinin yatırıldığına dair banka dekontunda adayın adı, soyadı, T.c. kimlik numarası, katıldığı sınavın açık adı (Türk Cumhuriyetleri ile Türk Topluluklarında Görevlendirilecek Öğretmenlerin Mesleki Yeterlik Sınavı) bulunacaktır. Sınav ücreti mutlaka bankaya yatırılacak; mektupla, elden veya başka bir yolla gönderilmeyecektir.
D) KURUM MÜDÜRLÜKLERİ TARAFINDAN YAPILACAK İŞLEMLER:
1-Adayın başvuru formunun çıktısı 20 Şubat 2009 - 06 Mart 2009 tarihleri arasında kurum müdürlükleri tarafından onaylandıktan ve sistemden alınarak aday tarafından incelendikten sonra imzalanması sağlanacaktır.
2-Sınav giriş belgesi, http://www.meb.gov.tr, http://ilsis.meb.gov.tr internet adreslerinden fotoğraflı olarak sistemden gelecektir. Ancak çıktının fotoğrafı düzgün değilse adayın son altı ay içinde çekilmiş fotoğrafı yapıştırılıp, mühürlendikten sonra orıaylanacaktır.
3-İmzalanan başvuru formunun aslı ve banka dekontunun bir örneği kurum müdürlüklerinde bir yıl süre ile saklanacak, bir örneği de adaya verilecektir.
4-a)Başvuru işleminin, belirlenen sürede gerçekleştirilmemesi ve/veya başvuru formunun usulüne uygun doldurulup imzalanmaması,
b)Başvuru formunun çeşitli bölümlerine yazılan bilgilerde bir eksiklik, hata ya da çelişkinin olması veya formun kurum müdürlükleri tarafından onaylanmaması,
c)Adayın sınav ücretini belirlenen sürelerde ve belirtilen bankalara yatırmaması, yanlış hesap numarasına yatırması ya da eksik ücret yatırması hallerinde başvurusu geçersiz sayılacaktır.
5-Bakanlığırnızca sınavlardan önce ya da sonra yapılacak inceleme sonucunda Genelgenin (B) bölümündeki şartları taşımadıkları anlaşılan veya teslim edilmesi gereken belgelerinde herhangi bir eksiklik olduğu tespit edilen öğretmenlerle ilgili tüm işlemler iptal edilecek, kendilerine ait başvuru belgeleri iade edilmeyecek ve öğretmen bu yönde bilgilendirilecektir.
6-Adayın başvurusu ve belgelerinin teslimi ile ilgili her türlü sorumluluk adayın kendisine, başvurusunu kabul eden kurum müdürlüklerine ait olacaktır.
E) MESLEKİ YETERLİK SINA VI VE TEMSİL YETENEGİ MÜLAKATı İLE İLGİLİ BİLGİLER:
Mesleki Yeterlik Sınavı:
Mesleki Yeterlik Sınavı ile ilgili tüm iş ve işlemler (başvuru, onay işlemleri, sınav sonucu) ••http://www.meb.gov.tr •• internet adresinde başvuru ekranının açıldığı İLSİs sayfasından yürütülecektir.
1-Başvuru şartlarını taşıyan adaylar, Ankara ve İstanbul'da 22 Mart 2009 tarihinde saat 10.00'da Bakanlığımız Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğünce Mesleki Yeterlik Sınavı 'na alınacak, sınav tüm branşlar için ı ıo (yüzon) dakikalık süre içinde tek oturumda yapılacaktır. Bu sınavda adaylara 40 adet Genel Kültür (Türkçe, Türk Tarihi, Türk Kültür ve Medeniyeti, Atatürk İlke ve İnkılapları, Türkiye Coğrafyası, Matematik, Vatandaşlık v.b.) 40 adet Öğretmenlik Meslek Bilgisi soruları ile Matematik (ing), Fizik (ing), Kimya (ing) ve Biyoloji (ing) branşlarından sınava giren adaylara yabancı dilolarak yalnızca İngilizce' den 20, diğer branş öğretmenlerine de İngilizce, Fransızca veya Almanca dillerinden tercih ettikleri dilde 20 adet soru sorulacaktır.
2-Adaylar, sınava alınırken "Fotoğrafiı Sınava Giriş" belgesi ile özel kimlik belgelerinden birisini (nüfus cüzdanı, sürücü belgesi veya pasaport) yanlarında bulunduracak, sınava giriş belgesi ile özel kimlik belgesi yanlarında olmayan adaylar sınava alınmayacaklardır .
3-"Fotoğrafiı Sınava Giriş Belgesi" 16 Mart 2009 tarihinde http://www·.meb.gov.tr adresinde yayımlanacak, adaylara ayrıca sınav giriş belgesi gönderilmeyecek, adaylar T.C. kimlik numaralarını girerek belgelerini alacaklardır. Bu belgede adayın kimlik bilgileri, sınava katılacağı il, bina, salon ve sıra bilgileri yer alacak, aday, bu bilgilere göre sınava katılacaktır.
4-Mesleki Yeterlik Sınavı sonuçları Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğünce 13 Nisan 2009 tarihinden itibaren Bakanlığımız internet adresinde ••www.meb.gov.tr •• ilan edilecek, adaylara sınav sonuçları ile ilgili ayrıca tebligat yapılmayacaktır.
S-Değerlendirme sırasında hatalı soru/sorular çıkması durumunda hatalı bulunan soru/sorular değerlendirme dışı bırakılacak ve kalan sorular ı00 (yüz) puan üzerinden değerlendirilecektir.
6-Mesleki Yeterlik Sınavı soruları ve cevap anahtarları 25 Mart 2009 tarihinde Bakanlığımız http://www.meb.gov.trinternet adresinde yayımlanacaktır.
7-Adaylar, yazılı sınav sorularına ve sınav uygulamasına ilişkin itirazlarını, soru ve cevap anahtarının http://www.meb.gov.trinternet adresinde yayımından itibaren en geç 10 (on) gün içerisinde, sınav sonuçlarına ilişkin itirazlarını ise sonuçların ilanından itibaren en geç 3 (üç) iş günü içerisinde Bakanlığımız Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğünün T.C. Ziraat Bankası Beşevler/ ANKARA Şubesindeki 5495218-5001 nolu hesabına 10 TL (On TL KDV dahil) İtiraz ücreti. yatırarak aldıkları banka dekontu ve dilekçeyle EGİTEK'e yapacaklardır.
Yapılan bu itirazları Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü (EGİTEK) değerlendirecek, incelenen sonuçlar 10 (on) gün içerisinde cevaplandırılarak adaylara gönderilecek, süresi geçtikten sonra yapılan itirazlar ile T.C. Kimlik numarası, adı-soyadı, imza, adresi ve banka dekontu olmayan dilekçeler dikkate alınmayacaktır.
8-Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğünce yapılacak Mesleki Yeterlik Sınavı sonunda en yüksek puan alan adaydan başlanarak Genelgenin (A) bölümünde belirtilen branşlarda ihtiyaç duyulan öğretmen sayısının, Türk Dili ve Edebiyatı ile İngilizce branşlarında % 50, diğer branşlarda ise % 80 fazlası mülakata alınacaktır. Başarı sıralama listesinde en son sırada yer alan aday ile eşit puan alan aday ya da adaylar, o branş için belirlenen kontenjan sayısını aşsa dahi tümü başarı sıralama listesine alınacak ve bu listeler Yurt Dışı Eğitim Öğretim Genel Müdürlüğüne bildirilecektir.
Bildirilen listelerde yer alan adaylar, 25-26-27-28-29 Mayıs 2009 tarihlerinde Temsil Yeteneği Mülakatına alınacaktır. (Ancak mülakata katılan aday sayısı fazla olduğu takdirde bu süre Bakanlığımızca uzatılabilecektir.)
Temsil Yeteneği Mülakatı :
l-Branşlar düzeyinde Temsil Yeteneği Mülakatına girmeye hak kazananlara bu sınavın yeri, günü ve saati Bakanlığımızca duyurulacak, ayrıca Genel Müdürlüğümüz WEB sayfasında da (www.yeogm(a)gov.tr) yayımlanacaktır.
2-Temsil Yeteneği Mülakatı Bakanlıklararası Ortak Kültür Komisyonunca yapılacak ve öğretmenler; aşağıda yer alan konular ve puanlar üzerinden değerlendirileceklerdir:
a) Türkçeyi doğru kullanma becerisi, algılama ve ifade edebilme yeteneği : 25 puan,
b) Genel Kültür : 25 puan,
c) Genel görünüm, tutum ve davranış : 25 puan,
d) Milli şuur ve Atatürkçülük : 25 puan,
3-Temsil Yeteneği Mülakatı sonunda branşlar düzeyinde en az 50 ve daha yukarı puan alan öğretmenler içerisinde en yüksek puan alandan en düşük puan alana doğru bir başarı sıralaması yapılacak, görevlendirmeye esas olacak bu sıralama listesi 08 Haziran 2009 - 12 Haziran 2009 tarihleri arasında Genel Müdür1üğümüz WEB sayfasında (www.yeogm@gov.tr) yayımlanacaktır.
4-Başarı puanlarının eşit olması halinde; sırasıyla ilk defa görevlendirilecek öğretmenlere, lisansüstü veya doktora eğitimini tamamlayanlara, mesleki kıdemi fazla olanlara, son üç yıllık sicil notu yüksek olanlara öncelik verilecektir. (Bu durumda olan öğretmenlerin belgeleri bilahare istenecektir.)
5-Temsil Yeteneği Mülakatında başarılı olan öğretmenlerin sınav sonuçları, görevlendirme sıraları gelmemesi halinde sınavın yapıldığı yılı takip eden üçüncü yılın sonuna kadar geçerli olacaktır. Bu süre sonunda branşlarında görev sırası gelmeyenlerin hakları sona erecektir.
F) YURT DıŞıNDA GÖREVLENDİRME:
1-Yurt dışında görevlendirilen öğretmenler, görevlendirildikleri süre içerisinde kurumlarınca aylıklı izinli sayılacaklar, söz konusu öğretmenlerin fiilen görev yapılması esasına bağlı ödemeler hariç, kadrolarına ilişkin aylıkları ile diğer mali hakları kadrolarının bulunduğu kurum veya kuruluş tarafından ödenmeye devam edilecektir.
2-Yurt dışında görevlendirilmek üzere seçilen öğretmenler, başarı sıralama listesindeki sıra esas alınarak, Bakanlıklararası Ortak Kültür Komisyonunca bir yıl süre ile yurt dışında görevlendirilecekler ve kendilerine görevlerini fiilen yapmaları karşılığında göreve başladıkları tarihten itibaren Dışişleri Bakanlığı bütçesinden karşılanmak üzere yurt dışı aylığı da ödenecektir.
3-Öğretmenler için ülkelere göre belirlenen ücretin farklı olması sebebiyle, branşlar düzeyinde en yüksek puan alan adaylar, kendilerinin aksine bir talebi olmaması halinde ihtiyaç çerçevesinde sırasıyla aylık ücreti yüksek olan ülkelerde görevlendirilebileceklerdir.
(Puan eşitliği halinde Genelgenin (E) bölümü Temsil Yeteneği MüHikatı başlığının 4'üncü maddesi geçerli olacaktır.)
4-Öğretmenlerin görev süreleri, başarılı olmaları ve bulundukları ülkenin çalışma koşulları dikkate alınmak kaydıyla her defasında bir yılı geçmemek üzere Bakanlıklararası Ortak Kültür Komisyonunca en fazla 4 (dört) yıl daha uzatılabilecek, toplam görev süresi 5 (beş) yılı geçmeyecektir.
5-Görevlendirilecek öğretmenlerin yalnızca kendilerinin ilk gidiş ve kesin dönüşlerine . ait yol masrafları ve yolda geçen süreye ilişkin gündelikleri 6245 sayılı "Harcırah Kanunu'na" göre ödenecektir.
6-Haklarında herhangi bir nedenle adli ve idari soruşturma açılan öğretmenlerin görevlendirilmeleri soruşturma sonucuna kadar ertelenecek ve soruşturma sonucuna göre değerlendirilecektir.
7-Bakanlıklararası Ortak Kültür Komisyonunca yurt dışında görevlendirilecek öğretmenler "Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Okul ve Kurumların Norm Kadrolarına İlişkin Yönetmelik" gereği, tahsis edilen boş kadrolara atanacaklar, yurt içi göreve döndüklerindeki görev yerleri, "Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmenlerinin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği" hükümleri dahilinde belirlenecektir.
8-Komisyonca verilen mülakat puanına göre başarı sıralama listesine alınan adaylar görevlendirilmeden önce 22 Haziran 2009 - 10 Temmuz 2009 tarihleri arasında Bakanlığımız Hizmetiçi Eğitim Dairesi Başkanlığınca Hizmetiçi Eğitim Seminerine alınacaklar, bu seminere katılmayan veya katılarak sertifika almaya hak kazanamayan öğretmenler yurt dışında görevlendirilmeyecektir.
9-Görevlendirme sırası geldiği ve tebligatları yapıldığı halde belgeye dayalı hiçbir özrü olmadan (kendileri ve bakmakla yükümlü oldukları aile bireyleri, doğal afet, salgın hastalık veya uzun süreli tedavi gerektiren bir hastalığa maruz kalanların görevlendirmeleri, bu durumlarını belgelendirmeleri halinde komisyonca en fazla bir yıla kadar ertelenebilecektir.) bu durumlar dışında göreve gitmek istemeyenlerle, erteleme talebinde bulunanların işlemleri iptal edilerek sıralama listesinden çıkarılacaklardır.
10-Göreve başladıktan sonra Bakanlıklararası Ortak Kültür Komisyonunca kabul edilebilir bir mazereti olmaksızın yurt içi göreve dönme talebinde bulunan öğretmenlerin istekleri kabul edilmeyecektir.
G) GENEL HÜKÜMLER:
I-Başvuru şartlarını taşımadığı halde sınav ücreti yatıran, başvurusu geçersiz sayılan, sınava girmeyenlgiremeyen, sınavlara alınmayan, sınavdan çıkarılan, sınavı geçersiz sayılan veya sınavda başarısız olan, birden fazla ücret yatıran veya ücret gerektirmediği halde ücret yatıranların yatırdıklan ücretler hiçbir şekilde iade edilmeyecektir.
2-Sınavlar ve görevlendirme ile ilgili olarak çağrılacak adaylar, bağlı oldukları makamlarca izinli sayılacaklar, yol ve konaklama giderleri kendileri tarafından karşılanacaktır,
3-Başvuran adaylar, ilk başvurularında belirttikleri adreslerin herhangi bir nedenle sonradan değişmesi halinde, bu değişikliği en kısa sürede Yurt Dışı Eğitim Öğretim Genel Müdürlüğüne bildireceklerdir. Aksi halde, yapılacak tebligatlarda ilk verilen adres esas alınacak, yanlışlık ve gecikmeden doğan her türlü sorumluluk kendilerine ait olacaktır.
4-Genelgede yer alan hükümler ve tereddüt edilen hususlarda Yurt Dışı Eğitim Öğretim Genel Müdürlüğünün (0312) 413 15 20 - 413 15 38 numaralı telefonlarından bilgi alınabilecektir.
5-Genelgenin merkez ve taşra teşkilatlarında görevli tüm öğretmenlere zamanında duyurulmasının sağlanmasını ve Genelgedeki esaslar doğrultusunda i lemlerin yürütülmesi hususunda gereken hassasiyetin gösterilmesirıi önemle rica ederim.
Mammer Yaşar Ö GÜL
Bakan a.
Müsteşar
MİLLİ EGİTİM BAKANLIGI
Yurt Dışı Eğitim Öğretim Genel Müdürlüğü
Sayı:B.08.0. YEG.0.18.04.01/01 0-06-02/46b
Konu:Türk Cumhuriyetleri ile Türk
Topluluklarında Görevlendirilecek
Öğretmenler
2 9 OÇA 2009
GENELGE
2009/11
İlgi: a)03 Temmuz 2003 günlü ve 25157 sayılı "Resmi Gazete' de" yayımlanan Bakanlıklararası Ortak Kültür Komisyonunun Çalışma Esas ve Usulleri ile Bu Komisyon Tarafından Yurt Dışında Görevlerıdirilecek Personelin Nitelikleri ile Hak ve Yükümlülüklerinin Belirlenmesine İlişkin 2003/5753 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı.
b)Bakanlıklararası Ortak Kültür Komisyonunun 03/0112008 günlü ve Ol sayılı Kararı.
c)13/01/2007 gün ve 26402 sayılı "Resmi Gazete'de" yayımlanan 28/0712006 gün ve 2006111534 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile kabul edilen Yönetmelik.
Türk Cumhuriyetleri ve Türk Topluluklarında Bakanlığımız iş birliğinde açılan öğretim kurumlarının 2009-2010 "eğitim-öğretim yılı" öğretmen ihtiyacı çerçevesinde görevlendirilmek üzere ilgi (a) Karar kapsamında sınavla branş öğretmeni seçilmesi, Bakanlıklararası Ortak Kültür Komisyonunun ilgi (b) Kararı ile uygun görülmüştür.
Bu nedenle 22 Mart 2009 Pazar günü Bakanlığımız Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğünce Mesleki Yeterlik Sınavı yapılacaktır.
Seçilecek öğretrnenlerin branşları, sayıları, sınavlara katılacak ve yurt dışında görevlerıdirilecek öğretmenlerde aranacak şartlar, başvuru şekli ve zamanı, seçme sınavı, görevlendirme ve yapılacak diğer iş ve işlemlere ilişkin usul ve esaslar aşağıda belirtilmektedir.
Sınavlarla ilgili hazırlanan bu Genelge http://www.meb.gov.tr. http://ilsis.meb.gov.trinternet adresleri ile Genel Müdürlüğümüzün http://www.yeogm.meb.gov.tr WEB sayfasında da yayımlanacak ve adayların sınav başvuruları 20 Şubat 2009 - 06 Mart 2009 tarihleri arasında elektronik başvuru yöntemiyle alınacaktır.
Kurum müdürlükleri (okul, ilçe, il milli eğitim müdürlükleri ile merkez teşkilatı birimleri) Genelge doğrultusunda gerekli şartlara sahip olan adayların başvurusunu 20/02/2009-06/03/2009 tarihleri arasında adayların bilgilerinin doğruluğunu sistemden kontrol ederek elektronik ortamda onaylayacaklardır.
Genelgede belirtilen şartları taşımayanların başvurulan sistemde onaylanmayacaktır. Bu nedenle, başvuruların onaylanmasından önce adayların bilgilerinin ve elektronik başvuru formunda yer alacak fotoğraflarının İLSİs kayıtlarında güncellenmesi gerekmektedir.
A) SEçİLECEK ÖGRETMENLERİN BRANŞLARI VE SAYILARI:
L.Türk Dili ve Edebiyatı : 35
2.İngilizce : iO
3.Matematik (ing) : 5
4.Fizik (ing) : 2
5.Kimya (ing) : 2
6.Biyoloji (ing) : 3
7.Fen ve Teknoloji (Fen Bilgisi) : 2
8.Müzik : 2
9.Sosyal Bilgiler : 5
10.Tarih : 3
11.Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi : 4
12.Giyim Üretim Teknolojisi : 2
(GiyimlHazır GiyimIModa Tasarımı)
13.Elektrik/Elektronik Teknolojisi i :2
14.Tesisat Teknolojisi ve İklimlendirme : 2
(lsıtma ve Sıhhi Tesisat)
15.Nakış : 2
B) SINAVLARA KATILACAK VE YURT DıŞıNDA GÖREVLENDİRİLECEK ADAYLARDA ARANACAK ŞARTLAR:
I-T.C. vatandaşı olmak,
2-Taksirli suçlar ve aşağıda sayılan suçlar dışında tecil edilmiş hükümler hariç olmak üzere, ağır hapis veya 6 aydan fazla hapis veyahut affa uğramış olsalar bile devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlarla, zimmet, ihtilas, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı veya şeref ve haysiyet kırıcı suçtan veya istimal ve istihlak kaçakçılığı hariç kaçakçılık, resmi ihale ve alım satımlara fesat karıştırma. Devlet sırlarını açığa vurma suçlarından dolayı hükümlü bulunmamak,
3-Son 10 yılda haklarında uyarma ve kınama cezaları dışında (affa uğrayanlar hariç) disiplin cezası verilmemiş olmak,
4-Askerlik hizmetini yapmış olmak veya askerlik hizmetinden muaftutulmuş olmak,
5-Lisans düzeyinde öğrenim görmüş olmak,
6-Görevini yapmasına engelolabilecek vücut ve akıl hastalığı veya vücut sakatlığı ile özürlü bulunmamak, (görevlendirme öncesi resmi sağlık kurulu raporu ile belgelendirilecektir. )
7-Hizmetin gerektirdiği temsil yeteneğine sahip bulunmak,
8-Son üç yıl içinde her yıl en az iyi derecede sicil notu almış olmak, (sicil raporları eksik olanların raporları ilgili mevzuatına göre değerlendirilecektir.)
9-Yurt dışında görevlendirilmesine bir engeli bulunmamak, ("Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği" gereği yaptırılacak güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucu elde edilecek bilgi ve belgelere göre Bakanlık Değerlendirme Komisyonunca karar verilecektir.)
10-Yapılacak sınavlarda başarılı olmak,
11-Başvurunun bitiş günü olan 06 Mart 2009 tarihi itibarıyla sınava katılacağı branşında en az S (beş) yıllık öğretmenlik hizmetini tamamlamış olup, halen Bakanlığımıza bağlı resmi okullarda veya merkez teşkilatı birimlerinde öğretmen kadrosunda fiilen çalışıyor olmak, (Vekil ve sözleşmeli çalıştırılanlar hariç)
12-Milll Eğitim Bakanlığına bağlı özelokullarda branş öğretmeni olarak görevli iken, devlet okullarına atananlar için S (beş) yıllık öğretmenlik hizmetinin son 3 (üç) yılında Bakanlığımıza bağlı resmi okullarda fiilen öğretmen olarak çalışıyor olmak. Son 3 (üç) yıllık hizmetin hesaplanmasında başvurunun bitiş tarihi olan 06 Mart 2009 tarihinden geriye doğru hesaplanacak 3 (üç) yıllık süre dikkate alınacaktır.
13-Hizmet yılı hesaplamalarında onaylı hizmet cetveli esas alınacak, bu cetvelde yer almayan hususlarda sorumluluk başvuru sahibine ve bu belgeyi onaylayanlara ait olacaktır. Aylıksız izin, hastalık izni, istifa şeklindeki hizmete ara verilmesi S (beş) yıllık hizmet yılı hesaplamasında dikkate alınmayacak ve askerlikte geçen süreler askerlik hizmeti ne surette yapılmış olursa olsun hizmet yılı hesaplamalarına dahil edilmeyecektir.
14-Görevlendirme yapılacak ülkelerle imzalanan anlaşmalar gereği bu ülkelerde açılan Anadolu Liselerinde Matematik (ing), Fizik (ing), Kimya (ing) ve Biyoloji (ing) dersleri İngilizce olarak verileceğinden; bu branşlardan başvuracaklar için, bu dersleri İngilizce olarak verebilecek yeterlilikte olmak. (Üniversitelerin hazırlık sınıfında İngilizce öğrenim görenler ile Bakanlığımız ya da Üniversitelerin açmış olduğu en az 6 (altı) ay süreli İngilizce kurslarından programı başarı ile tamamladığına dair sertifika sahibi olanlar.) Matematik (ing), Fizik (ing), Kimya (ing) ve Biyoloji (ing) branşlarında başvuranlara Mesleki Yeterlik Sınavında yalnızca İngilizce, diğer branş öğretmenlerine ise İngilizce, Fransızca veya Almanca dillerinden kendilerinin tercih ettikleri dilde sorular da sorulacaktır.
15-Daha önce yurt dışında görevlendirilmiş olanların ikinci kez başvuruda bulunabilmeleri için, önceki yurt dışı görevlerini başarılı olarak tamamlamış ve yurt içi görevlerine başlamalarından itibaren başvurunun bitiş tarihi olan 06 Mart 2009 tarihine kadar 3 (üç) yıl çalışmış olmak.
13/0112007 gün ve 26402 sayılı "Resmi Gazete"de yayımlanan 200611 1534 sayılı Bakanlar Kurulu Karanının 26 ncı maddesi gereği ikinci kez yurt dışında görevalmak üzere başvuruda bulunacak öğretmenlerin başvurularının kabulü için Kamu Personeli Yabancı Dil Bilgisi Seviye Tespit Sınavından en az 80 (seksen) puan aldıklarını veya buna denk kabul edilen ve uluslararası geçerliliği bulunan bir belgeye sahip olduklarını belgelendirmeleri gerekmektedir.
C) BAŞVURULARIN YAPıLMASı VE BELGELERİN DÜZENLENMESİ İLE İLGİLİ AÇIKLAMA:
Bu Genelgenin (B) bölümünde belirtilen şartları taşıyan adaylar, başvurularını elektronik başvuru yöntemiyle 20 Şubat 2009-06 Mart 2009 tarihleri arasında http://www.meb.gov.tr, http://ilsis.meb.gov.tr internet adreslerine yapacaklardır. Kurum müdürlükleri (okul, ilçe, il milli eğitim müdürlükleri ile merkez teşkilatı birimleri) Genelge doğrultusunda ve söz konusu tarihler arasında adayların bilgilerinin doğruluğunu sistemden kontrol ederek elektronik ortamda onaylayacaklardır.
Başvurular, adayın en son atanma kararnamesindeki branşında kadrosunun bulunduğu kurum müdürlüklerine yapılacaktır. Posta yolu ile yapılan başvurular kabul edilmeyecek, aday, elektronik ortamda kurum müdürlüklerine yaptığı başvuru ile Genelgedeki bütün hükümleri kabul etmiş sayılacaktır.
Başvuru işlemlerinin doğru, eksiksiz ve Genelgeye uygun olarak yapılması gerekmektedir. Başvuruda yer alan bilgilerin doğruluğundan, kabul ve onayından aday ile onaylayan makamlar birlikte sorumlu olacaklardır.
22 Mart 2009 tarihinde yapılacak Mesleki Yeterlik Sınavının sonucu 13 Nisan 2009 tarihinde http://www.meb.gov.trinternet adresinde ilan edilecek, buna göre temsil yeteneği mülakatına katılmaya hak kazanan adaylara ait aşağıdaki belgeler en geç 27 Nisan 2009 tarihine kadar Bakanlığımız Yurt Dışı Eğitim Öğretim Genel Müdürlüğüne elden ya da APS ile ulaştırılacaktır. (Postadaki gecikmelerin sorumluluğu merkezde birim amirlerine taşrada ise İl Milli Eğitim Müdürlüklerine ait olacaktır.)
Bu belgeler:
I-Onaylı vukuath aile nüfus kayıt örneği.
2-Genelge ekindeki örneğine uygun olarak hazırlanan ve gerekli bölümleri bilgisayar ile doldurulmuş, fotoğraf yapıştırılmış ve okul/kurum müdürünce onaylanmış 4 (dört) adet Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Formu (Ek-I) ile 4 (dört) adet adli sicil belgesi (Bu form doldurulduktan sonra kesinlikle fotokopi olarak çoğaltılmayacak ve formun sayfa düzeni hiçbir şekilde ikiye bölünmeyecektir.)
3-0naylı Hizmet Cetveli
4-Genelge ekinde yer alan bilgi formu. (Ek-2) (Aday tarafından doldurulacak kurum müdürlüklerince onaylanacaktır.)
Mülakat sonunda Hizmetiçi Eğitim Seminerine çağrılması uygun görülen adaylara ait aşağıdaki belgeler ise 22 Haziran 2009 - 10 Temmuz 2009 tarihleri arasında yapılacak seminerde Bakanlığımız yetkilisine teslim edilecektir.
Bu belgeler:
-Askerlik durum belgesi (Erkek adaylar için),
-Onaylı diploma ya da çıkma belgesi örneği,
Sınavlara başvuran adaylar 20 Şubat 2009 - 06 Mart 2009 tarihleri arasında Bakanlığımız Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü (EGİTEK) Döner Sermaye İşletmesinin T.C. Ziraat Bankası BeşevleriANKARA Şubesi, Türkiye Vakıflar Bankası Ankara Merkez Şubesi ve Türkiye Halk Bankası Küçükesat Şubesinden herhangi birine "Kurumsal Tahsilat Programı" aracılığıyla 50 TL (elli TL KDV dahil) sınav ücreti yatıracaklardır. EGİTEK'in banka işlemlerinde herhangi bir sistem değişikliği olması durumunda, yukarıda belirtilen sınav ücreti yatırma tarihinde geçerli olan sistem kullanılacaktır.
Sınav ücretinin yatırıldığına dair banka dekontunda adayın adı, soyadı, T.c. kimlik numarası, katıldığı sınavın açık adı (Türk Cumhuriyetleri ile Türk Topluluklarında Görevlendirilecek Öğretmenlerin Mesleki Yeterlik Sınavı) bulunacaktır. Sınav ücreti mutlaka bankaya yatırılacak; mektupla, elden veya başka bir yolla gönderilmeyecektir.
D) KURUM MÜDÜRLÜKLERİ TARAFINDAN YAPILACAK İŞLEMLER:
1-Adayın başvuru formunun çıktısı 20 Şubat 2009 - 06 Mart 2009 tarihleri arasında kurum müdürlükleri tarafından onaylandıktan ve sistemden alınarak aday tarafından incelendikten sonra imzalanması sağlanacaktır.
2-Sınav giriş belgesi, http://www.meb.gov.tr, http://ilsis.meb.gov.tr internet adreslerinden fotoğraflı olarak sistemden gelecektir. Ancak çıktının fotoğrafı düzgün değilse adayın son altı ay içinde çekilmiş fotoğrafı yapıştırılıp, mühürlendikten sonra orıaylanacaktır.
3-İmzalanan başvuru formunun aslı ve banka dekontunun bir örneği kurum müdürlüklerinde bir yıl süre ile saklanacak, bir örneği de adaya verilecektir.
4-a)Başvuru işleminin, belirlenen sürede gerçekleştirilmemesi ve/veya başvuru formunun usulüne uygun doldurulup imzalanmaması,
b)Başvuru formunun çeşitli bölümlerine yazılan bilgilerde bir eksiklik, hata ya da çelişkinin olması veya formun kurum müdürlükleri tarafından onaylanmaması,
c)Adayın sınav ücretini belirlenen sürelerde ve belirtilen bankalara yatırmaması, yanlış hesap numarasına yatırması ya da eksik ücret yatırması hallerinde başvurusu geçersiz sayılacaktır.
5-Bakanlığırnızca sınavlardan önce ya da sonra yapılacak inceleme sonucunda Genelgenin (B) bölümündeki şartları taşımadıkları anlaşılan veya teslim edilmesi gereken belgelerinde herhangi bir eksiklik olduğu tespit edilen öğretmenlerle ilgili tüm işlemler iptal edilecek, kendilerine ait başvuru belgeleri iade edilmeyecek ve öğretmen bu yönde bilgilendirilecektir.
6-Adayın başvurusu ve belgelerinin teslimi ile ilgili her türlü sorumluluk adayın kendisine, başvurusunu kabul eden kurum müdürlüklerine ait olacaktır.
E) MESLEKİ YETERLİK SINA VI VE TEMSİL YETENEGİ MÜLAKATı İLE İLGİLİ BİLGİLER:
Mesleki Yeterlik Sınavı:
Mesleki Yeterlik Sınavı ile ilgili tüm iş ve işlemler (başvuru, onay işlemleri, sınav sonucu) ••http://www.meb.gov.tr •• internet adresinde başvuru ekranının açıldığı İLSİs sayfasından yürütülecektir.
1-Başvuru şartlarını taşıyan adaylar, Ankara ve İstanbul'da 22 Mart 2009 tarihinde saat 10.00'da Bakanlığımız Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğünce Mesleki Yeterlik Sınavı 'na alınacak, sınav tüm branşlar için ı ıo (yüzon) dakikalık süre içinde tek oturumda yapılacaktır. Bu sınavda adaylara 40 adet Genel Kültür (Türkçe, Türk Tarihi, Türk Kültür ve Medeniyeti, Atatürk İlke ve İnkılapları, Türkiye Coğrafyası, Matematik, Vatandaşlık v.b.) 40 adet Öğretmenlik Meslek Bilgisi soruları ile Matematik (ing), Fizik (ing), Kimya (ing) ve Biyoloji (ing) branşlarından sınava giren adaylara yabancı dilolarak yalnızca İngilizce' den 20, diğer branş öğretmenlerine de İngilizce, Fransızca veya Almanca dillerinden tercih ettikleri dilde 20 adet soru sorulacaktır.
2-Adaylar, sınava alınırken "Fotoğrafiı Sınava Giriş" belgesi ile özel kimlik belgelerinden birisini (nüfus cüzdanı, sürücü belgesi veya pasaport) yanlarında bulunduracak, sınava giriş belgesi ile özel kimlik belgesi yanlarında olmayan adaylar sınava alınmayacaklardır .
3-"Fotoğrafiı Sınava Giriş Belgesi" 16 Mart 2009 tarihinde http://www·.meb.gov.tr adresinde yayımlanacak, adaylara ayrıca sınav giriş belgesi gönderilmeyecek, adaylar T.C. kimlik numaralarını girerek belgelerini alacaklardır. Bu belgede adayın kimlik bilgileri, sınava katılacağı il, bina, salon ve sıra bilgileri yer alacak, aday, bu bilgilere göre sınava katılacaktır.
4-Mesleki Yeterlik Sınavı sonuçları Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğünce 13 Nisan 2009 tarihinden itibaren Bakanlığımız internet adresinde ••www.meb.gov.tr •• ilan edilecek, adaylara sınav sonuçları ile ilgili ayrıca tebligat yapılmayacaktır.
S-Değerlendirme sırasında hatalı soru/sorular çıkması durumunda hatalı bulunan soru/sorular değerlendirme dışı bırakılacak ve kalan sorular ı00 (yüz) puan üzerinden değerlendirilecektir.
6-Mesleki Yeterlik Sınavı soruları ve cevap anahtarları 25 Mart 2009 tarihinde Bakanlığımız http://www.meb.gov.trinternet adresinde yayımlanacaktır.
7-Adaylar, yazılı sınav sorularına ve sınav uygulamasına ilişkin itirazlarını, soru ve cevap anahtarının http://www.meb.gov.trinternet adresinde yayımından itibaren en geç 10 (on) gün içerisinde, sınav sonuçlarına ilişkin itirazlarını ise sonuçların ilanından itibaren en geç 3 (üç) iş günü içerisinde Bakanlığımız Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğünün T.C. Ziraat Bankası Beşevler/ ANKARA Şubesindeki 5495218-5001 nolu hesabına 10 TL (On TL KDV dahil) İtiraz ücreti. yatırarak aldıkları banka dekontu ve dilekçeyle EGİTEK'e yapacaklardır.
Yapılan bu itirazları Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü (EGİTEK) değerlendirecek, incelenen sonuçlar 10 (on) gün içerisinde cevaplandırılarak adaylara gönderilecek, süresi geçtikten sonra yapılan itirazlar ile T.C. Kimlik numarası, adı-soyadı, imza, adresi ve banka dekontu olmayan dilekçeler dikkate alınmayacaktır.
8-Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğünce yapılacak Mesleki Yeterlik Sınavı sonunda en yüksek puan alan adaydan başlanarak Genelgenin (A) bölümünde belirtilen branşlarda ihtiyaç duyulan öğretmen sayısının, Türk Dili ve Edebiyatı ile İngilizce branşlarında % 50, diğer branşlarda ise % 80 fazlası mülakata alınacaktır. Başarı sıralama listesinde en son sırada yer alan aday ile eşit puan alan aday ya da adaylar, o branş için belirlenen kontenjan sayısını aşsa dahi tümü başarı sıralama listesine alınacak ve bu listeler Yurt Dışı Eğitim Öğretim Genel Müdürlüğüne bildirilecektir.
Bildirilen listelerde yer alan adaylar, 25-26-27-28-29 Mayıs 2009 tarihlerinde Temsil Yeteneği Mülakatına alınacaktır. (Ancak mülakata katılan aday sayısı fazla olduğu takdirde bu süre Bakanlığımızca uzatılabilecektir.)
Temsil Yeteneği Mülakatı :
l-Branşlar düzeyinde Temsil Yeteneği Mülakatına girmeye hak kazananlara bu sınavın yeri, günü ve saati Bakanlığımızca duyurulacak, ayrıca Genel Müdürlüğümüz WEB sayfasında da (www.yeogm(a)gov.tr) yayımlanacaktır.
2-Temsil Yeteneği Mülakatı Bakanlıklararası Ortak Kültür Komisyonunca yapılacak ve öğretmenler; aşağıda yer alan konular ve puanlar üzerinden değerlendirileceklerdir:
a) Türkçeyi doğru kullanma becerisi, algılama ve ifade edebilme yeteneği : 25 puan,
b) Genel Kültür : 25 puan,
c) Genel görünüm, tutum ve davranış : 25 puan,
d) Milli şuur ve Atatürkçülük : 25 puan,
3-Temsil Yeteneği Mülakatı sonunda branşlar düzeyinde en az 50 ve daha yukarı puan alan öğretmenler içerisinde en yüksek puan alandan en düşük puan alana doğru bir başarı sıralaması yapılacak, görevlendirmeye esas olacak bu sıralama listesi 08 Haziran 2009 - 12 Haziran 2009 tarihleri arasında Genel Müdür1üğümüz WEB sayfasında (www.yeogm@gov.tr) yayımlanacaktır.
4-Başarı puanlarının eşit olması halinde; sırasıyla ilk defa görevlendirilecek öğretmenlere, lisansüstü veya doktora eğitimini tamamlayanlara, mesleki kıdemi fazla olanlara, son üç yıllık sicil notu yüksek olanlara öncelik verilecektir. (Bu durumda olan öğretmenlerin belgeleri bilahare istenecektir.)
5-Temsil Yeteneği Mülakatında başarılı olan öğretmenlerin sınav sonuçları, görevlendirme sıraları gelmemesi halinde sınavın yapıldığı yılı takip eden üçüncü yılın sonuna kadar geçerli olacaktır. Bu süre sonunda branşlarında görev sırası gelmeyenlerin hakları sona erecektir.
F) YURT DıŞıNDA GÖREVLENDİRME:
1-Yurt dışında görevlendirilen öğretmenler, görevlendirildikleri süre içerisinde kurumlarınca aylıklı izinli sayılacaklar, söz konusu öğretmenlerin fiilen görev yapılması esasına bağlı ödemeler hariç, kadrolarına ilişkin aylıkları ile diğer mali hakları kadrolarının bulunduğu kurum veya kuruluş tarafından ödenmeye devam edilecektir.
2-Yurt dışında görevlendirilmek üzere seçilen öğretmenler, başarı sıralama listesindeki sıra esas alınarak, Bakanlıklararası Ortak Kültür Komisyonunca bir yıl süre ile yurt dışında görevlendirilecekler ve kendilerine görevlerini fiilen yapmaları karşılığında göreve başladıkları tarihten itibaren Dışişleri Bakanlığı bütçesinden karşılanmak üzere yurt dışı aylığı da ödenecektir.
3-Öğretmenler için ülkelere göre belirlenen ücretin farklı olması sebebiyle, branşlar düzeyinde en yüksek puan alan adaylar, kendilerinin aksine bir talebi olmaması halinde ihtiyaç çerçevesinde sırasıyla aylık ücreti yüksek olan ülkelerde görevlendirilebileceklerdir.
(Puan eşitliği halinde Genelgenin (E) bölümü Temsil Yeteneği MüHikatı başlığının 4'üncü maddesi geçerli olacaktır.)
4-Öğretmenlerin görev süreleri, başarılı olmaları ve bulundukları ülkenin çalışma koşulları dikkate alınmak kaydıyla her defasında bir yılı geçmemek üzere Bakanlıklararası Ortak Kültür Komisyonunca en fazla 4 (dört) yıl daha uzatılabilecek, toplam görev süresi 5 (beş) yılı geçmeyecektir.
5-Görevlendirilecek öğretmenlerin yalnızca kendilerinin ilk gidiş ve kesin dönüşlerine . ait yol masrafları ve yolda geçen süreye ilişkin gündelikleri 6245 sayılı "Harcırah Kanunu'na" göre ödenecektir.
6-Haklarında herhangi bir nedenle adli ve idari soruşturma açılan öğretmenlerin görevlendirilmeleri soruşturma sonucuna kadar ertelenecek ve soruşturma sonucuna göre değerlendirilecektir.
7-Bakanlıklararası Ortak Kültür Komisyonunca yurt dışında görevlendirilecek öğretmenler "Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Okul ve Kurumların Norm Kadrolarına İlişkin Yönetmelik" gereği, tahsis edilen boş kadrolara atanacaklar, yurt içi göreve döndüklerindeki görev yerleri, "Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmenlerinin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği" hükümleri dahilinde belirlenecektir.
8-Komisyonca verilen mülakat puanına göre başarı sıralama listesine alınan adaylar görevlendirilmeden önce 22 Haziran 2009 - 10 Temmuz 2009 tarihleri arasında Bakanlığımız Hizmetiçi Eğitim Dairesi Başkanlığınca Hizmetiçi Eğitim Seminerine alınacaklar, bu seminere katılmayan veya katılarak sertifika almaya hak kazanamayan öğretmenler yurt dışında görevlendirilmeyecektir.
9-Görevlendirme sırası geldiği ve tebligatları yapıldığı halde belgeye dayalı hiçbir özrü olmadan (kendileri ve bakmakla yükümlü oldukları aile bireyleri, doğal afet, salgın hastalık veya uzun süreli tedavi gerektiren bir hastalığa maruz kalanların görevlendirmeleri, bu durumlarını belgelendirmeleri halinde komisyonca en fazla bir yıla kadar ertelenebilecektir.) bu durumlar dışında göreve gitmek istemeyenlerle, erteleme talebinde bulunanların işlemleri iptal edilerek sıralama listesinden çıkarılacaklardır.
10-Göreve başladıktan sonra Bakanlıklararası Ortak Kültür Komisyonunca kabul edilebilir bir mazereti olmaksızın yurt içi göreve dönme talebinde bulunan öğretmenlerin istekleri kabul edilmeyecektir.
G) GENEL HÜKÜMLER:
I-Başvuru şartlarını taşımadığı halde sınav ücreti yatıran, başvurusu geçersiz sayılan, sınava girmeyenlgiremeyen, sınavlara alınmayan, sınavdan çıkarılan, sınavı geçersiz sayılan veya sınavda başarısız olan, birden fazla ücret yatıran veya ücret gerektirmediği halde ücret yatıranların yatırdıklan ücretler hiçbir şekilde iade edilmeyecektir.
2-Sınavlar ve görevlendirme ile ilgili olarak çağrılacak adaylar, bağlı oldukları makamlarca izinli sayılacaklar, yol ve konaklama giderleri kendileri tarafından karşılanacaktır,
3-Başvuran adaylar, ilk başvurularında belirttikleri adreslerin herhangi bir nedenle sonradan değişmesi halinde, bu değişikliği en kısa sürede Yurt Dışı Eğitim Öğretim Genel Müdürlüğüne bildireceklerdir. Aksi halde, yapılacak tebligatlarda ilk verilen adres esas alınacak, yanlışlık ve gecikmeden doğan her türlü sorumluluk kendilerine ait olacaktır.
4-Genelgede yer alan hükümler ve tereddüt edilen hususlarda Yurt Dışı Eğitim Öğretim Genel Müdürlüğünün (0312) 413 15 20 - 413 15 38 numaralı telefonlarından bilgi alınabilecektir.
5-Genelgenin merkez ve taşra teşkilatlarında görevli tüm öğretmenlere zamanında duyurulmasının sağlanmasını ve Genelgedeki esaslar doğrultusunda i lemlerin yürütülmesi hususunda gereken hassasiyetin gösterilmesirıi önemle rica ederim.
Mammer Yaşar Ö GÜL
Bakan a.
Müsteşar
Hiç yorum yok:
Etiketler:
öğretmen
Kayıt Tarihi:
09:17
Öğretmen çocuğu için talep
Her yıl Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yapılan ve asıl amacı yoksul ve başarılı öğrencilere maddi bir katkı sağlamak olan Devlet Parasız Yatılılık ve Bursluluk Sınavında bu yıl yoksul olma kriteri özellikle öğretmen çocukları için söz konusu olmamaktadır. Maddi imkanlardan yoksun olma kriteri Bakanlık tarafından her yıl belli bir miktar üzerinden belirlenmektedir. Her yıl burs verilecek kişilerin kontenjanları ile ilgili yönetmeliğin 10. maddesinde öğretmen çocuklarına %15 kontenjan ayrıldığı bilinmektedir.
Ancak bu yıl tespit edilen miktar, üç çocuklu bir öğretmenin çocuğunun sınava giremeyeceğini bizlere göstermektedir. Sınava başvurabilmek için belirlenen miktar ailenin yıllık gelirinin fert başına düşen tutarını ifade etmektedir. Bu miktar 2007 yılında 5100 YTL, 2008 yılında 5400 YTL iken 2009 yılında 4353 TL olarak belirlenmiştir. Bu miktarın bu yıl düşürülerek belirlenmesi %15 kontenjan ayrılan öğretmen çocukları için maalesef bir anlam ifade etmemektedir. Yani artık öğretmen çocuklarına kontenjan ayrılmasının bir anlamı kalmamıştır.
Zaten çok zor maddi koşullarda mesleğini icra etmeye çalışan öğretmenlerimizin çocuklarının çok cüzi bir miktar olan bu sınav sonucunda alınan burstan da mahrum edilmeleri sosyal hukuk devletine yakışmamıştır. Mağduriyetin giderilmesi için Sendika olarak Milli Eğitim Bakanlığına bir yazı yazarak çalışmalarımıza başlamış bulunmaktayız. Öğretmenlerimizin ve ailelerinin daha rahat, huzurlu ve yaşam kalitesi yüksek bir düzeyde hayat sürmeleri adına Bakanlığın da artık görmezden gelme politikasından vazgeçme zamanı gelmiş de geçiyordur.
İlgili Yazı İçin Tıklayınız
Ancak bu yıl tespit edilen miktar, üç çocuklu bir öğretmenin çocuğunun sınava giremeyeceğini bizlere göstermektedir. Sınava başvurabilmek için belirlenen miktar ailenin yıllık gelirinin fert başına düşen tutarını ifade etmektedir. Bu miktar 2007 yılında 5100 YTL, 2008 yılında 5400 YTL iken 2009 yılında 4353 TL olarak belirlenmiştir. Bu miktarın bu yıl düşürülerek belirlenmesi %15 kontenjan ayrılan öğretmen çocukları için maalesef bir anlam ifade etmemektedir. Yani artık öğretmen çocuklarına kontenjan ayrılmasının bir anlamı kalmamıştır.
Zaten çok zor maddi koşullarda mesleğini icra etmeye çalışan öğretmenlerimizin çocuklarının çok cüzi bir miktar olan bu sınav sonucunda alınan burstan da mahrum edilmeleri sosyal hukuk devletine yakışmamıştır. Mağduriyetin giderilmesi için Sendika olarak Milli Eğitim Bakanlığına bir yazı yazarak çalışmalarımıza başlamış bulunmaktayız. Öğretmenlerimizin ve ailelerinin daha rahat, huzurlu ve yaşam kalitesi yüksek bir düzeyde hayat sürmeleri adına Bakanlığın da artık görmezden gelme politikasından vazgeçme zamanı gelmiş de geçiyordur.
İlgili Yazı İçin Tıklayınız
Hiç yorum yok:
Etiketler:
öğretmen
Kayıt Tarihi:
09:54
Öğretmenler günü yönetmeliği değişikliği
ÖĞRETMENLER GÜNÜ KUTLAMA YÖNETMELİĞİNDE
DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK
MADDE 1 26/11/1992 tarihli ve 21417 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Öğretmenler Günü Kutlama Yönetmeliğinin; 10 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan “bir ilkokul, bir ortaokul veya ilköğretim okulu ve bir orta dereceli okul” ibaresi “bir ilköğretim okulu ve bir lise ve dengi okul” olarak değiştirilmiştir.
MADDE 2 Aynı Yönetmeliğin 23 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “ve 3418 sayılı Kanunla sağlanan ek kaynaktan” ibaresi ve 25 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “ve Gümrük” ibaresi madde metinlerinden çıkarılmıştır.
MADDE 3 Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 4 Bu Yönetmelik hükümlerini Millî Eğitim Bakanı yürütür.
DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK
MADDE 1 26/11/1992 tarihli ve 21417 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Öğretmenler Günü Kutlama Yönetmeliğinin; 10 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan “bir ilkokul, bir ortaokul veya ilköğretim okulu ve bir orta dereceli okul” ibaresi “bir ilköğretim okulu ve bir lise ve dengi okul” olarak değiştirilmiştir.
MADDE 2 Aynı Yönetmeliğin 23 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “ve 3418 sayılı Kanunla sağlanan ek kaynaktan” ibaresi ve 25 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “ve Gümrük” ibaresi madde metinlerinden çıkarılmıştır.
MADDE 3 Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 4 Bu Yönetmelik hükümlerini Millî Eğitim Bakanı yürütür.
Hiç yorum yok:
Etiketler:
haberler,
öğretmen
Kayıt Tarihi:
09:50
Milli eğitime küs personel
Eğitim insanın en temel ihtiyaçlarındandır ve ömür boyu devam eder. Ülkelerin geleceğini emanet edeceği nesiller; ancak iyi bir eğitim sistemi, eğitim yöneticileri ve çağı doğru okuyabilen öğretmenler sayesinde geleceğe umutla bakabilirler.
Günümüz dünyasında eğitim artık formal bir olgu olmaktan çıkmış, özellikle AB ile entegrasyon sürecinde, Hayat Boyu Öğrenme programları ile eğitimin ömür boyu süreceği gerçeği daha kurumsal bir yapıya kavuşmuştur. Bir ülke adına bu kadar hayati öneme sahip olan eğitim Türkiye'de nasıl yönetilmektedir?
Öncelikle Milli Eğitim küçümsenemeyecek önemde projelere imza atmaktadır. Bilgisayarlı eğitime destek, internete erişim projesi, Gönül Köprüsü gibi yüzlerce proje.. Bu projeler kulağa hoş gelen ve insanı heyecanlandıran projelerdir. Ancak gelelim ki pek çoğu itibariye içi doldurulamayan projeler olarak karşımıza çıkmaktadır. Bunun en önemli nedeni sorumluluk almaktan uzak yöneticilerdir. Bulunduğu konumu kaybetmekten korkan bakanlık üst düzey yöneticileri her biri birbirinden değerli projeleri uygulamada doğabilecek sıkıntılar yüzünden risk almaktan korkmaktadırlar. Bu bakanlığın her kademesinde göze çarpan bir aksaklıktır. Bakıldığı zaman yürütmeleri Danıştay tarafından en fazla durdurulan kurum Milli Eğitim Bakanlığı'dır. Bu olaya sadece ideolojik olarak bakmak kafasını devekuşu gibi kuma gömmekten başka bir şey olmaz. Kurumlarımız kendileri ile yüzleşebildikleri ve özeleştiri yapabildikleri ölçüde başarılı olabilirler. İptal elden uygulamalarda tabanın görüşünün alınmaması, hukuk müşavirliğinin istenen ölçüde kullanılmaması ve bakanlık kurumları arasındaki irtibatsızlık göze çarpan en önemli nedenlerdir. Örneğin 2009-1 öğretmen atama ve yerdeğiştirme klavuzu her yönden hukuksuz maddeler içermekte hatta Meb'in kendi yönetmeliği ile dahi çelişmektedir. Acaba bu kılavuz hazırlanırken hukuk müşavirliğinin görüşü alınmış mıdır? Sonuç olarak davalık olmuş ve yüksek ihtimalle mahkeme tarafından iptal edilecektir. İptal edilirse yenisini hazırlarız mantığı ancak ve ancak devletin en önemli bakanlıklarından birisinin itibarını zedeler.
Yanlış uygulamalar ve yönetim zafiyeti Milli Eğitim'in temelini oluşturan öğretmenleri bakanlığa adeta küstürmüş ve kendi personelini kendisine düşman eder konuma getirmiştir. Öğretmenler vereceği eğitimden başka yüzlerce sorunla boğuşmak zorunda bırakılmıştır. Çok çeşitli sosyoekonomik yapıları içinde barındıran ülkemizde eğitim ,eğitim fakülteleri ve bakanlık koridorlarında değil bizzat okullarımızda üretilen projelerle bir yere gelebilir. Bunun içinse bakanlık tüm kurumlarıyla öğretmenlerini desteklemeli, proje üretmelerini sağlamalı ve onları da sistemin içinde aktif tutmanın yollarını araştırmalıdır. Bakanlık yöneticileri makamlarının yolunu unutmalı üzerlerine aldıkları projeleri bizzat yerinde takip etmeli ve geri besleme (feedback) mekanizmasını kesinlikle kullanmalıdırlar.
Mustafa YURTTAV
Eğitim Gazetesi
Günümüz dünyasında eğitim artık formal bir olgu olmaktan çıkmış, özellikle AB ile entegrasyon sürecinde, Hayat Boyu Öğrenme programları ile eğitimin ömür boyu süreceği gerçeği daha kurumsal bir yapıya kavuşmuştur. Bir ülke adına bu kadar hayati öneme sahip olan eğitim Türkiye'de nasıl yönetilmektedir?
Öncelikle Milli Eğitim küçümsenemeyecek önemde projelere imza atmaktadır. Bilgisayarlı eğitime destek, internete erişim projesi, Gönül Köprüsü gibi yüzlerce proje.. Bu projeler kulağa hoş gelen ve insanı heyecanlandıran projelerdir. Ancak gelelim ki pek çoğu itibariye içi doldurulamayan projeler olarak karşımıza çıkmaktadır. Bunun en önemli nedeni sorumluluk almaktan uzak yöneticilerdir. Bulunduğu konumu kaybetmekten korkan bakanlık üst düzey yöneticileri her biri birbirinden değerli projeleri uygulamada doğabilecek sıkıntılar yüzünden risk almaktan korkmaktadırlar. Bu bakanlığın her kademesinde göze çarpan bir aksaklıktır. Bakıldığı zaman yürütmeleri Danıştay tarafından en fazla durdurulan kurum Milli Eğitim Bakanlığı'dır. Bu olaya sadece ideolojik olarak bakmak kafasını devekuşu gibi kuma gömmekten başka bir şey olmaz. Kurumlarımız kendileri ile yüzleşebildikleri ve özeleştiri yapabildikleri ölçüde başarılı olabilirler. İptal elden uygulamalarda tabanın görüşünün alınmaması, hukuk müşavirliğinin istenen ölçüde kullanılmaması ve bakanlık kurumları arasındaki irtibatsızlık göze çarpan en önemli nedenlerdir. Örneğin 2009-1 öğretmen atama ve yerdeğiştirme klavuzu her yönden hukuksuz maddeler içermekte hatta Meb'in kendi yönetmeliği ile dahi çelişmektedir. Acaba bu kılavuz hazırlanırken hukuk müşavirliğinin görüşü alınmış mıdır? Sonuç olarak davalık olmuş ve yüksek ihtimalle mahkeme tarafından iptal edilecektir. İptal edilirse yenisini hazırlarız mantığı ancak ve ancak devletin en önemli bakanlıklarından birisinin itibarını zedeler.
Yanlış uygulamalar ve yönetim zafiyeti Milli Eğitim'in temelini oluşturan öğretmenleri bakanlığa adeta küstürmüş ve kendi personelini kendisine düşman eder konuma getirmiştir. Öğretmenler vereceği eğitimden başka yüzlerce sorunla boğuşmak zorunda bırakılmıştır. Çok çeşitli sosyoekonomik yapıları içinde barındıran ülkemizde eğitim ,eğitim fakülteleri ve bakanlık koridorlarında değil bizzat okullarımızda üretilen projelerle bir yere gelebilir. Bunun içinse bakanlık tüm kurumlarıyla öğretmenlerini desteklemeli, proje üretmelerini sağlamalı ve onları da sistemin içinde aktif tutmanın yollarını araştırmalıdır. Bakanlık yöneticileri makamlarının yolunu unutmalı üzerlerine aldıkları projeleri bizzat yerinde takip etmeli ve geri besleme (feedback) mekanizmasını kesinlikle kullanmalıdırlar.
Mustafa YURTTAV
Eğitim Gazetesi
Hiç yorum yok:
Etiketler:
haberler,
öğretmen
Kayıt Tarihi:
21:09
Yardımcı doçent sorunları
Eğitim Bir Sen basın Yayın Sekreteri ve aynı zamanda GOP Üniversitesi öğretim görevlisi Ömer Altın sendika olarak eğitim çalışanlarının kök sorunlarını sistemli bir şekilde kamuoyuna taşıyarak gündem oluşturacaklarını söyledi.
Ömer Altın “Yard Doçentler 2547 sayılı Yüksek Öğrenim Kanununa göre 3600 ek gösterge ve 3. derece ile sözleşmeli olarak çalışmaktadırlar. Ama Yardımcı Doçentler Öğretim görevlisi iken 1.dereceye gelebildikleri halde; akademik unvan alıp Yardımcı Doçent olduklarında ise 3. derecenin 8.kademesine düşmekteler. Eğer bu şekilde Yardımcı Doçentken emekliye ayrılırlarsa büyük hak kayıplarına ve mağduriyetlere yol açılmaktadır. Yıllarını üniversitelere, akademik çalışmalara vakfetmiş olan Yardımcı Doçentlerle ilgili olarak bu uygulama tekrar gözden geçirilmelidir.” dedi.
Ömer Altın Yardımcı Doçentlikten Emekliye ayrılacakların özlük hakları için Sendika Genel Merkezimiz, YÖK, TBMM Eğitim Komisyonu nezdinde girişimde bulunacaklarını söyleyerek “ bu durumda sayıları binlerce olan akademisyenlerimizin mağduriyeti önlemek için kamuoyu oluşturacağız. Gündemde tutacağız Biz Eğitim Bir Sen olarak çözüm yolu olarak da 04�05�2004 tarihinde Ak Parti Hükümetinin TBMM ye sunduğu 2547 Sayılı Yüksek Öğrenim Kanununda değişiklik talebini yeniden gündeme alınmasını talep etmekteyiz. Bilindiği gibi bu değişiklik o tarihte TBMM geçmiş; ancak 9. Cumhurbaşkanı tarafından ekli maddeler gerekçe gösterilerek meclise geri gönderilmiştir.
Biz Eğitim Bir Sen Olarak bu kanunun yeniden TBMM gündemine alınmasın istiyoruz. 2547 Sayılı Yüksek Öğrenim Kanununun 23.maddesinin a bendinin ikinci fıkrası yürürlülükten kaldırılarak Yardımcı Doçentler daimi statüye alınmalıdır. Yine 2914 sayılı Yüksek Personel Üçüncü maddesinin 1.fıkrasının A bendi değiştirilerek Yardımcı Doçentlerin 1.derecenin son kademesine kadar yükseltilmesine katsayı ve ek göstergelerinin yeniden düzenlenmesine imkân sağlanmalıdır.”
Ömer Altın “Yard Doçentler 2547 sayılı Yüksek Öğrenim Kanununa göre 3600 ek gösterge ve 3. derece ile sözleşmeli olarak çalışmaktadırlar. Ama Yardımcı Doçentler Öğretim görevlisi iken 1.dereceye gelebildikleri halde; akademik unvan alıp Yardımcı Doçent olduklarında ise 3. derecenin 8.kademesine düşmekteler. Eğer bu şekilde Yardımcı Doçentken emekliye ayrılırlarsa büyük hak kayıplarına ve mağduriyetlere yol açılmaktadır. Yıllarını üniversitelere, akademik çalışmalara vakfetmiş olan Yardımcı Doçentlerle ilgili olarak bu uygulama tekrar gözden geçirilmelidir.” dedi.
Ömer Altın Yardımcı Doçentlikten Emekliye ayrılacakların özlük hakları için Sendika Genel Merkezimiz, YÖK, TBMM Eğitim Komisyonu nezdinde girişimde bulunacaklarını söyleyerek “ bu durumda sayıları binlerce olan akademisyenlerimizin mağduriyeti önlemek için kamuoyu oluşturacağız. Gündemde tutacağız Biz Eğitim Bir Sen olarak çözüm yolu olarak da 04�05�2004 tarihinde Ak Parti Hükümetinin TBMM ye sunduğu 2547 Sayılı Yüksek Öğrenim Kanununda değişiklik talebini yeniden gündeme alınmasını talep etmekteyiz. Bilindiği gibi bu değişiklik o tarihte TBMM geçmiş; ancak 9. Cumhurbaşkanı tarafından ekli maddeler gerekçe gösterilerek meclise geri gönderilmiştir.
Biz Eğitim Bir Sen Olarak bu kanunun yeniden TBMM gündemine alınmasın istiyoruz. 2547 Sayılı Yüksek Öğrenim Kanununun 23.maddesinin a bendinin ikinci fıkrası yürürlülükten kaldırılarak Yardımcı Doçentler daimi statüye alınmalıdır. Yine 2914 sayılı Yüksek Personel Üçüncü maddesinin 1.fıkrasının A bendi değiştirilerek Yardımcı Doçentlerin 1.derecenin son kademesine kadar yükseltilmesine katsayı ve ek göstergelerinin yeniden düzenlenmesine imkân sağlanmalıdır.”
Okullarda uhu, kokulu kalem ve silgi yasaklanıyor
Türkiye, geçen sene başlattığı sigara yasağından sonra bağımlılık yapan 'solvent' bazlı yapıştırıcılar için de yeni bir düzenlemeyi hayata geçiriyor. Yaklaşık iki yıldır Meclis'te bekleyen 'Uçucu Organik Bileşiklerin Zararlarının Önlenmesine Dair Kanun' yerel seçimlerden sonra çıkarılacak.
Sigara yasağının mimarı olan TBMM Sağlık Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Cevdet Erdöl tarafından sunulan yasa teklifinde, ilk ve ortaöğretim kurumlarında bağımlılık yapan bali, tiner, uhu, kokulu kalem, kâğıt, silgi gibi ürünlerin kullanılması yasaklanacak.
Meclis'teki tüm partilerin bu teklife destek verdiğini belirten Prof. Dr. Cevdet Erdöl, "Bağımlılık okul çağında başlıyor. Bu dönemde birçok çocuk, yapıştırıcı maddeleri solumak suretiyle bağımlılık kapıyor. Bunu engellemezsek vahim sonuçlarla karşılaşırız." dedi. Yasa ile uçucu organik madde içeren kırtasiye malzemelerinin okullara sokulmayacağını dile getiren Erdöl, bunların yerine bağımlılık yapmayan su bazlı yapıştırıcıları alma zorunluluğu getireceklerini sözlerine ekledi.
Öte yandan yasa çıktığında bu ürünlerin dışarıda satılmasına kesin bir yasak getirilmeyecek. Fakat ciddi önlemler alınacak. Buna göre, sağlığa zararlı olan organik bileşik içeren ürünlerin satışının kontrolü artırılacak. Bu kapsama giren ürünler, hangi amaçla olursa olsun çocuklara satılamayacak, üretildiği veya kullanıldığı yerlerde çocuklar çalıştırılamayacak. Ayrıca sağlığa zararlı uçucu madde içeren ürünlerin ambalajlarında, 'Bağımlılık yapıcı özelliğe sahip olduğu ve çocuklara verilemeyeceğine' dair görünür ve okunur bir yazı olacak. Buna aykırı davrananlara para cezaları verilecek.
Emniyet Genel Müdürlüğü verilerine göre Türkiye genelinde bali, tiner gibi uyuşturucu madde kullanan çocuk sayısı 32 bin. Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Dairesi, iki yıl önce 'bağımlılık yapıcı maddeler' ile ilgili 88 okulda yaptığı araştırmada öğrencilerin yüzde 5'inin esrar ve uçucu madde kullandığını ortaya koydu. Müdürlüğün psikoloji uzmanları ise ailelere şu tavsiyelerde bulundu: "Çocuklarınızın yüz ifadesi ve vücut dilini iyi anlayın. Konuşurken göz teması kurun. Söylediklerini ciddiye aldığınızı gösterin. Davranışlarınızla her zaman onun yanında olacağınızı hissettirin."
Sigara yasağının mimarı olan TBMM Sağlık Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Cevdet Erdöl tarafından sunulan yasa teklifinde, ilk ve ortaöğretim kurumlarında bağımlılık yapan bali, tiner, uhu, kokulu kalem, kâğıt, silgi gibi ürünlerin kullanılması yasaklanacak.
Meclis'teki tüm partilerin bu teklife destek verdiğini belirten Prof. Dr. Cevdet Erdöl, "Bağımlılık okul çağında başlıyor. Bu dönemde birçok çocuk, yapıştırıcı maddeleri solumak suretiyle bağımlılık kapıyor. Bunu engellemezsek vahim sonuçlarla karşılaşırız." dedi. Yasa ile uçucu organik madde içeren kırtasiye malzemelerinin okullara sokulmayacağını dile getiren Erdöl, bunların yerine bağımlılık yapmayan su bazlı yapıştırıcıları alma zorunluluğu getireceklerini sözlerine ekledi.
Öte yandan yasa çıktığında bu ürünlerin dışarıda satılmasına kesin bir yasak getirilmeyecek. Fakat ciddi önlemler alınacak. Buna göre, sağlığa zararlı olan organik bileşik içeren ürünlerin satışının kontrolü artırılacak. Bu kapsama giren ürünler, hangi amaçla olursa olsun çocuklara satılamayacak, üretildiği veya kullanıldığı yerlerde çocuklar çalıştırılamayacak. Ayrıca sağlığa zararlı uçucu madde içeren ürünlerin ambalajlarında, 'Bağımlılık yapıcı özelliğe sahip olduğu ve çocuklara verilemeyeceğine' dair görünür ve okunur bir yazı olacak. Buna aykırı davrananlara para cezaları verilecek.
Emniyet Genel Müdürlüğü verilerine göre Türkiye genelinde bali, tiner gibi uyuşturucu madde kullanan çocuk sayısı 32 bin. Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Dairesi, iki yıl önce 'bağımlılık yapıcı maddeler' ile ilgili 88 okulda yaptığı araştırmada öğrencilerin yüzde 5'inin esrar ve uçucu madde kullandığını ortaya koydu. Müdürlüğün psikoloji uzmanları ise ailelere şu tavsiyelerde bulundu: "Çocuklarınızın yüz ifadesi ve vücut dilini iyi anlayın. Konuşurken göz teması kurun. Söylediklerini ciddiye aldığınızı gösterin. Davranışlarınızla her zaman onun yanında olacağınızı hissettirin."
Hiç yorum yok:
Etiketler:
haberler,
öğretmen
Kayıt Tarihi:
19:58
Yalancı öğretmenin mumu yassıya kadar yandı
BURSA’da, çantasının kapkaççı tarafından çalındığını bildiren Edebiyat Öğretmeninin yalan söylediği polis merkezinde ortaya çıktı. Erkek arkadaşına fırlattığı çantasının kaybolması üzerine ailesinden korktuğu için yalan söylediğini bildiren öğretmen hakkında güvenlik güçlerine yalan beyanda bulunmak suçundan yasal işlem başlatıldı.
Bir lisede edebiyat öğretmenliği yapan 25 yaşındaki S.B.C., telefonla annesini arayarak Organize Sanayi Bölgesi Camisi’nin yanında yürürken çantasının kapkaççı tarafından çalındığını haber verdi. Genç kızın, arkasından gelen bisikletli bir kişinin başına sert bir cisimle vurarak kolundaki çantasını alıp kaçtığını söylemesi üzerine annesi, 155 Polis İmdat hattını arayarak durumu yetkililere bildirdi. S.B.C., ihbar üzerine olay yerine giden güvenlik güçlerine de, annesine anlattıklarını tekrar etti. Zanlının bulunması için bölgede çalışma başlatan polislerle birlikte bir süre dolaşan genç kız, daha sonra Emek Polis Merkezi’ne götürüldü. Çelişkili ifadeler vermesinden şüphelenen polisin çapraz sorguya aldığı S.B.C.'nin annesinden korktuğu için yalan söylediği ortaya çıktı.
Daha sonra özür dileyerek gerçeği anlatan S.B.C., “Erkek arkadaşımla tartıştık. Ona içersinde kimliğim, kredi kartım ve 10 TL bulunan çantamı fırlattım. Arkama da bakmadan gittim. Bir süre sonra geri döndüğümde çantam yoktu. Annemin bana kızmasından korktuğum için bu yalanı söyledim” dedi.
Güvenlik güçleri, Selva Bircan C. hakkında ‘Yalan beyanda bulunmak’ suçundan yasal işlem başlattı. İfadesi alınan S.B.C. daha sonra savcının talimatıyla serbest bırakıldı.
Bir lisede edebiyat öğretmenliği yapan 25 yaşındaki S.B.C., telefonla annesini arayarak Organize Sanayi Bölgesi Camisi’nin yanında yürürken çantasının kapkaççı tarafından çalındığını haber verdi. Genç kızın, arkasından gelen bisikletli bir kişinin başına sert bir cisimle vurarak kolundaki çantasını alıp kaçtığını söylemesi üzerine annesi, 155 Polis İmdat hattını arayarak durumu yetkililere bildirdi. S.B.C., ihbar üzerine olay yerine giden güvenlik güçlerine de, annesine anlattıklarını tekrar etti. Zanlının bulunması için bölgede çalışma başlatan polislerle birlikte bir süre dolaşan genç kız, daha sonra Emek Polis Merkezi’ne götürüldü. Çelişkili ifadeler vermesinden şüphelenen polisin çapraz sorguya aldığı S.B.C.'nin annesinden korktuğu için yalan söylediği ortaya çıktı.
Daha sonra özür dileyerek gerçeği anlatan S.B.C., “Erkek arkadaşımla tartıştık. Ona içersinde kimliğim, kredi kartım ve 10 TL bulunan çantamı fırlattım. Arkama da bakmadan gittim. Bir süre sonra geri döndüğümde çantam yoktu. Annemin bana kızmasından korktuğum için bu yalanı söyledim” dedi.
Güvenlik güçleri, Selva Bircan C. hakkında ‘Yalan beyanda bulunmak’ suçundan yasal işlem başlattı. İfadesi alınan S.B.C. daha sonra savcının talimatıyla serbest bırakıldı.
Hiç yorum yok:
Etiketler:
öğretmen
Kayıt Tarihi:
19:43
Tedavi yollukları ödemesi için girişim
Eğitim Bir Sen Genel Sekreteri Halil Etyemez ile Genel Mevzuat ve Toplu Görüşme Sekreteri Ramazan Çakırcı, eğitim çalışanlarının geçici görev ve tedavi yolluklarının ödenmemesi dolayısıyla yaşanan sıkıntıları Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşarı Muammer Yaşar Özgül’e ileterek, oluşan mağduriyetin giderilmesini istedi.
Müsteşar Muammer Yaşar Özgül, görüşmede dile getirilen ve uzun süredir ödenmeyen geçici görev ve tedavi yollukları sorununu çözeceğini söyledi.
Üyelerden gelen yoğun şikâyetler üzerine Eğitim Bir Sen konuyu araştırarak, tespit ettiği sıkıntıları daha önce de ilgililere sundu.
Yapılan araştırma sonucunda Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı birimlerde;
Eğitim çalışanlarından geçici bir vazife ile görevlendirilenlerin Mart 2008 tarihinden beri harcırahlarının ödenmediği,
Eğitim çalışanları veya birinci derece yakınlarının hastalanmaları durumunda sevk zincirine uyarak bulundukları yerleşim yerleri dışındaki daha donanımlı hastanelerde tedavi gördükleri ve tedavilerinden sonra bir yıldan fazla süre geçmesine rağmen yasal hakları olan tedavi yolluklarını alamadıkları,
Çalışan memur veya yakınları ağır hasta olup tedavi yolluğu alamadıklarından kontrollerini yapamadıkları, tedavi giderlerini karşılamak için kredi kartı kullandıkları, kredi kartı borcunu ödeyemedikleri içinde biriken borçlardan dolayı hacizli durumuna düştükleri belirlenmiştir.
İllerde muhasebe müdürlükleri, ödenek olmadığı gerekçesi ile tedavi ve geçici görev yolluklarını ödemelerinin mümkün olmadığını beyan etmektedir.
Harcırah Kanunun 4. maddesinde kurumlarca geçici bir vazife ile görevlendirilenlere harcırah verileceği, 5. maddesinde ise geçici görev yolluğu unsurları, Devlet Memurlarının Tedavi Yardımı ve Cenaze Giderleri Yönetmeliğinin 3. maddesinde tedavi ve yol giderlerinden yararlanacak olanları, 26. maddesinde ise hasta memurun tedavi için bulunduğu yerden başka yere gönderilmesi halinde hangi durumlarda tedavi yolluğunun ödeneceği, Memurlar için Tedavi Yardımına İlişkin Uygulama Tebliğinin (sıra no:6) 2.5. yol masrafı ve gündelikler ile 2.6. eşlik etme zorunluluğu başlıklı bölümlerinde kimlere nasıl tedavi yolluğu ödeneceği belirtilmiştir.
Tedavi ve Geçici Görev yolluklarının ödenmesi için Milli Eğitim Bakanlığı yetkilileri ile yapılan görüşmelerde, ödenek olmadığını, Maliye Bakanlığı’nın ödenek ayırması gerektiğini belirtmişlerdi.
Bunca zaman geçmesine rağmen eğitim çalışanlarının hakkı olan geçici görev ve tedavi yollukları hala ödenmemiştir.
Eğitim Bir Sen Genel Sekreteri Halil Etyemez ile Genel Mevzuat ve Toplu Görüşme Sekreteri Ramazan Çakırcı, Müsteşar Muammer Yaşar Özgül ile yaptıkları görüşmede, söz konusu sıkıntıların giderilmesi yönündeki taleplerini bir defa daha yinelediler.
Özgül, bu konuda gerekeni yapacağını ifade etti.
Müsteşar Muammer Yaşar Özgül, görüşmede dile getirilen ve uzun süredir ödenmeyen geçici görev ve tedavi yollukları sorununu çözeceğini söyledi.
Üyelerden gelen yoğun şikâyetler üzerine Eğitim Bir Sen konuyu araştırarak, tespit ettiği sıkıntıları daha önce de ilgililere sundu.
Yapılan araştırma sonucunda Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı birimlerde;
Eğitim çalışanlarından geçici bir vazife ile görevlendirilenlerin Mart 2008 tarihinden beri harcırahlarının ödenmediği,
Eğitim çalışanları veya birinci derece yakınlarının hastalanmaları durumunda sevk zincirine uyarak bulundukları yerleşim yerleri dışındaki daha donanımlı hastanelerde tedavi gördükleri ve tedavilerinden sonra bir yıldan fazla süre geçmesine rağmen yasal hakları olan tedavi yolluklarını alamadıkları,
Çalışan memur veya yakınları ağır hasta olup tedavi yolluğu alamadıklarından kontrollerini yapamadıkları, tedavi giderlerini karşılamak için kredi kartı kullandıkları, kredi kartı borcunu ödeyemedikleri içinde biriken borçlardan dolayı hacizli durumuna düştükleri belirlenmiştir.
İllerde muhasebe müdürlükleri, ödenek olmadığı gerekçesi ile tedavi ve geçici görev yolluklarını ödemelerinin mümkün olmadığını beyan etmektedir.
Harcırah Kanunun 4. maddesinde kurumlarca geçici bir vazife ile görevlendirilenlere harcırah verileceği, 5. maddesinde ise geçici görev yolluğu unsurları, Devlet Memurlarının Tedavi Yardımı ve Cenaze Giderleri Yönetmeliğinin 3. maddesinde tedavi ve yol giderlerinden yararlanacak olanları, 26. maddesinde ise hasta memurun tedavi için bulunduğu yerden başka yere gönderilmesi halinde hangi durumlarda tedavi yolluğunun ödeneceği, Memurlar için Tedavi Yardımına İlişkin Uygulama Tebliğinin (sıra no:6) 2.5. yol masrafı ve gündelikler ile 2.6. eşlik etme zorunluluğu başlıklı bölümlerinde kimlere nasıl tedavi yolluğu ödeneceği belirtilmiştir.
Tedavi ve Geçici Görev yolluklarının ödenmesi için Milli Eğitim Bakanlığı yetkilileri ile yapılan görüşmelerde, ödenek olmadığını, Maliye Bakanlığı’nın ödenek ayırması gerektiğini belirtmişlerdi.
Bunca zaman geçmesine rağmen eğitim çalışanlarının hakkı olan geçici görev ve tedavi yollukları hala ödenmemiştir.
Eğitim Bir Sen Genel Sekreteri Halil Etyemez ile Genel Mevzuat ve Toplu Görüşme Sekreteri Ramazan Çakırcı, Müsteşar Muammer Yaşar Özgül ile yaptıkları görüşmede, söz konusu sıkıntıların giderilmesi yönündeki taleplerini bir defa daha yinelediler.
Özgül, bu konuda gerekeni yapacağını ifade etti.
Hiç yorum yok:
Etiketler:
öğretmen,
sendika
Kayıt Tarihi:
19:25
Abbas Güçlü - öğretmenler mutsuz
Öğretmenlik dünyanın en kutsal mesleklerinden biri. Dünyanın her yerinde de aynı saygınlığı görüyor. Bizdeki durum ise biraz farklı. Cumhuriyetin ilk yıllarındaki konumu ile şimdiki arasında dağlar kadar fark var. Ama yine de gençlerin ilgi odağı.
Her ne kadar bir süre önce, Hiç bir şey olamıyorsan, bari öğretmen ol noktasına gelindiyse de, son yıllardaki konumu biraz değişti. MEB"in eğitim fakültesi öğrencilerine burs vermesi ve bir ölçüde de iş garantisi sağlaması, öğretmenliği, kerhen de olsa yeniden tercih edilir hale getirdi.
Türkiye"de dikkat çeken en önemli nokta ise bayanların öğretmenliğe duyduğu ilginin dünya ortalamalarının çok üzerinde olması. Üniversitelerimizdeki bayan öğretim üyesi sayısı, Batılı ülkelerin bile çok üzerinde.
Anne babalar gibi gençler kızlar da öğretmenliği ve akademisyenliği kendilerine en yakın mesleklerden biri olarak görüyor.
Peki öğretmenler, öğretmen olmaktan mutlular mı? Aldıkları maaş, kendilerine gösterilen ilgi, yaşam standartları ve eğitim sisteminden memnunlar mı?
Eskiye göre giderek artan bir şekilde memnuniyetsizlik söz konusu. İşte sonuçlar:
Mutsuzlar
Bağımsız Eğitimciler Sendikası BES"in Dünya Kadınlar Günü nedeniyle gerçekleştirdiği Bayan Öğretmenler araştırmasında ilginç saptamalar var. İsterseniz önce gelin, elde edilen sonuçlara bir göz atalım. Ardından da yine birlikte yorumlayalım:
Öğretmen olmak sizi mutlu ediyor mu?
Evet: Yüzde 19.4, Hayır: Yüzde 72.3, Yorumsuz: Yüzde 8.3
Yeniden seçme şansınız olsa tekrar öğretmen olur musunuz?
Evet: 15.2, Hayır:76.9, Yorumsuz: 7.9
Geleceğe güvenle bakabiliyor musunuz?
Evet: 7.9, Hayır: 90.5, Yorumsuz: 1.6
Öğretmen olarak yaptığınız işi nasıl değerlendiriyorsunuz?
Zevkli: 4.9, Yaratıcı: 7,8, Rutin: 55.8, Sıkıcı: 21.3, Yorumsuz: 10.2
Maaşınız, aylık ihtiyacınızı karşılıyor mu?
Kesinlikle karşılıyor: 1.3, Karşılıyor: 2.4, Fikrim yok: 2.3, Kesinlikle karşılamıyor: 84.5, Karşılamıyor: 9.5
Aylık maaşınızla yatırım yapabiliyor musunuz?
Yapabiliyorum: 1.4, Yapamıyorum: 95.7, Fikrim yok: 2.9
Harcamalarınızı yaparken maaşınız haricinde desteğe ihtiyaç duyuyor musunuz?
Evet: 81.7, Hayır: 2.4, Zaman zaman: 13.2, Yorumsuz: 2.7
Kredi kartınız var mı?
Evet: 81.7, Hayır: 18.3
Kaç kredi kartınız var?
1 tane: 26.3, 2 tane: 41.9, 3 tane: 19.8, 4 ve daha fazla: 12
Maaşınız yetmediği zaman aşağıdakilerden hangisini tercih ediyorsunuz?
Banka kredisi: 20.7, Kredi kartı:67.5, Ek iş: 4.9, Eski tasarrufları harcama: 0.5, Diğer: 6.4
Türkiye"de öğretmenlerin tüm sosyal ve sendikal haklara sahip olduklarına inanıyor musunuz?
Kesinlikle inanıyorum: 7.8, İnanıyorum: 28.1, Fikrim yok: 19.5, Kesinlikle inanmıyorum: 38.4, İnanmıyorum: 6.2
Herhangi bir sendikaya üyelik, sendikal etkinliklere katılma gibi haklarınızı kullanıyor musunuz?
Evet: 34.7, Hayır: 62.4, Kararsız: 2.9
Devletin, memurlara sağladığı sağlık, aile ve çocuk yardımı ve benzer sosyal hakları yeterli buluyor musunuz?
Kesinlikle yeterli: 1.71, Yeterli: 1.80, Kararsız: 3.1, Kesinlikle yetersiz: 68, Yetersiz: 25.2
Memurların emekli maaşlarının yeterli olduğunu düşünüyor musunuz?
Kesinlikle yeterli: 0, Yeterli: 0, Kararsız: 0.4, Kesinlikle yetersiz: 96.9, Yetersiz: 2.7
Emekli Sandığı haricinde, emeklilik veya sigorta poliçeniz var mı?
Evet: 3.7, Hayır: 96.3
Her gün gazete alabiliyor musunuz?
Evet: 14.7, Hayır: 85.3
Sinema, tiyatro, konser gibi sosyal etkinlikleri takip edebiliyor musunuz?
Evet: 14.3, Hayır: 84.8, Yorumsuz: 0.9
Her yıl düzenli olarak tatil yapabiliyor musunuz?
Evet: 10.4, Hayır: 83.6, Yorumsuz: 6
Böylesine kırgın, üzgün, çaresiz ve umutsuz öğretmenler, Türkiye"nin geleceğini nasıl imar edecekler? Bu konuyu, kadınlar için bol bol nutuk atılacak olan şu günlerde bir kez daha düşünmeliyiz.
Özetin özeti: Öğretmeni, hele hele kadın öğretmeni mutlu olmayan bir ülkede, çocuklarımız nasıl mutlu olabilir ve geleceğe güvenle bakabilirler ki!..
Her ne kadar bir süre önce, Hiç bir şey olamıyorsan, bari öğretmen ol noktasına gelindiyse de, son yıllardaki konumu biraz değişti. MEB"in eğitim fakültesi öğrencilerine burs vermesi ve bir ölçüde de iş garantisi sağlaması, öğretmenliği, kerhen de olsa yeniden tercih edilir hale getirdi.
Türkiye"de dikkat çeken en önemli nokta ise bayanların öğretmenliğe duyduğu ilginin dünya ortalamalarının çok üzerinde olması. Üniversitelerimizdeki bayan öğretim üyesi sayısı, Batılı ülkelerin bile çok üzerinde.
Anne babalar gibi gençler kızlar da öğretmenliği ve akademisyenliği kendilerine en yakın mesleklerden biri olarak görüyor.
Peki öğretmenler, öğretmen olmaktan mutlular mı? Aldıkları maaş, kendilerine gösterilen ilgi, yaşam standartları ve eğitim sisteminden memnunlar mı?
Eskiye göre giderek artan bir şekilde memnuniyetsizlik söz konusu. İşte sonuçlar:
Mutsuzlar
Bağımsız Eğitimciler Sendikası BES"in Dünya Kadınlar Günü nedeniyle gerçekleştirdiği Bayan Öğretmenler araştırmasında ilginç saptamalar var. İsterseniz önce gelin, elde edilen sonuçlara bir göz atalım. Ardından da yine birlikte yorumlayalım:
Öğretmen olmak sizi mutlu ediyor mu?
Evet: Yüzde 19.4, Hayır: Yüzde 72.3, Yorumsuz: Yüzde 8.3
Yeniden seçme şansınız olsa tekrar öğretmen olur musunuz?
Evet: 15.2, Hayır:76.9, Yorumsuz: 7.9
Geleceğe güvenle bakabiliyor musunuz?
Evet: 7.9, Hayır: 90.5, Yorumsuz: 1.6
Öğretmen olarak yaptığınız işi nasıl değerlendiriyorsunuz?
Zevkli: 4.9, Yaratıcı: 7,8, Rutin: 55.8, Sıkıcı: 21.3, Yorumsuz: 10.2
Maaşınız, aylık ihtiyacınızı karşılıyor mu?
Kesinlikle karşılıyor: 1.3, Karşılıyor: 2.4, Fikrim yok: 2.3, Kesinlikle karşılamıyor: 84.5, Karşılamıyor: 9.5
Aylık maaşınızla yatırım yapabiliyor musunuz?
Yapabiliyorum: 1.4, Yapamıyorum: 95.7, Fikrim yok: 2.9
Harcamalarınızı yaparken maaşınız haricinde desteğe ihtiyaç duyuyor musunuz?
Evet: 81.7, Hayır: 2.4, Zaman zaman: 13.2, Yorumsuz: 2.7
Kredi kartınız var mı?
Evet: 81.7, Hayır: 18.3
Kaç kredi kartınız var?
1 tane: 26.3, 2 tane: 41.9, 3 tane: 19.8, 4 ve daha fazla: 12
Maaşınız yetmediği zaman aşağıdakilerden hangisini tercih ediyorsunuz?
Banka kredisi: 20.7, Kredi kartı:67.5, Ek iş: 4.9, Eski tasarrufları harcama: 0.5, Diğer: 6.4
Türkiye"de öğretmenlerin tüm sosyal ve sendikal haklara sahip olduklarına inanıyor musunuz?
Kesinlikle inanıyorum: 7.8, İnanıyorum: 28.1, Fikrim yok: 19.5, Kesinlikle inanmıyorum: 38.4, İnanmıyorum: 6.2
Herhangi bir sendikaya üyelik, sendikal etkinliklere katılma gibi haklarınızı kullanıyor musunuz?
Evet: 34.7, Hayır: 62.4, Kararsız: 2.9
Devletin, memurlara sağladığı sağlık, aile ve çocuk yardımı ve benzer sosyal hakları yeterli buluyor musunuz?
Kesinlikle yeterli: 1.71, Yeterli: 1.80, Kararsız: 3.1, Kesinlikle yetersiz: 68, Yetersiz: 25.2
Memurların emekli maaşlarının yeterli olduğunu düşünüyor musunuz?
Kesinlikle yeterli: 0, Yeterli: 0, Kararsız: 0.4, Kesinlikle yetersiz: 96.9, Yetersiz: 2.7
Emekli Sandığı haricinde, emeklilik veya sigorta poliçeniz var mı?
Evet: 3.7, Hayır: 96.3
Her gün gazete alabiliyor musunuz?
Evet: 14.7, Hayır: 85.3
Sinema, tiyatro, konser gibi sosyal etkinlikleri takip edebiliyor musunuz?
Evet: 14.3, Hayır: 84.8, Yorumsuz: 0.9
Her yıl düzenli olarak tatil yapabiliyor musunuz?
Evet: 10.4, Hayır: 83.6, Yorumsuz: 6
Böylesine kırgın, üzgün, çaresiz ve umutsuz öğretmenler, Türkiye"nin geleceğini nasıl imar edecekler? Bu konuyu, kadınlar için bol bol nutuk atılacak olan şu günlerde bir kez daha düşünmeliyiz.
Özetin özeti: Öğretmeni, hele hele kadın öğretmeni mutlu olmayan bir ülkede, çocuklarımız nasıl mutlu olabilir ve geleceğe güvenle bakabilirler ki!..
Hiç yorum yok:
Etiketler:
haberler,
öğretmen
Kayıt Tarihi:
19:21
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)