Milli eğitime küs personel

Eğitim insanın en temel ihtiyaçlarındandır ve ömür boyu  devam eder. Ülkelerin geleceğini emanet edeceği nesiller; ancak iyi bir eğitim sistemi, eğitim yöneticileri ve çağı doğru okuyabilen öğretmenler sayesinde geleceğe umutla bakabilirler.
Günümüz dünyasında eğitim artık formal bir olgu olmaktan çıkmış, özellikle AB ile entegrasyon sürecinde, Hayat Boyu Öğrenme programları ile eğitimin ömür boyu süreceği gerçeği daha kurumsal bir yapıya kavuşmuştur. Bir ülke adına bu kadar hayati öneme sahip olan eğitim Türkiye'de nasıl yönetilmektedir?



Öncelikle Milli Eğitim küçümsenemeyecek önemde projelere imza atmaktadır. Bilgisayarlı eğitime destek, internete erişim projesi, Gönül Köprüsü gibi yüzlerce proje.. Bu projeler kulağa hoş gelen ve insanı heyecanlandıran projelerdir. Ancak gelelim ki pek çoğu itibariye içi doldurulamayan projeler olarak karşımıza çıkmaktadır. Bunun en önemli nedeni sorumluluk almaktan uzak yöneticilerdir. Bulunduğu konumu kaybetmekten korkan bakanlık üst düzey yöneticileri her biri birbirinden değerli projeleri uygulamada doğabilecek sıkıntılar yüzünden risk almaktan korkmaktadırlar. Bu bakanlığın her kademesinde göze çarpan bir aksaklıktır. Bakıldığı zaman yürütmeleri Danıştay tarafından en fazla durdurulan kurum Milli Eğitim Bakanlığı'dır. Bu olaya sadece ideolojik olarak bakmak kafasını devekuşu gibi kuma gömmekten başka bir şey olmaz. Kurumlarımız kendileri ile yüzleşebildikleri ve  özeleştiri yapabildikleri ölçüde başarılı olabilirler. İptal elden uygulamalarda tabanın görüşünün alınmaması, hukuk müşavirliğinin istenen ölçüde kullanılmaması ve bakanlık kurumları arasındaki irtibatsızlık göze çarpan en önemli nedenlerdir. Örneğin 2009-1 öğretmen atama ve yerdeğiştirme klavuzu her yönden hukuksuz maddeler içermekte hatta Meb'in kendi yönetmeliği ile dahi çelişmektedir. Acaba bu kılavuz hazırlanırken hukuk müşavirliğinin görüşü alınmış mıdır? Sonuç olarak davalık olmuş ve yüksek ihtimalle mahkeme tarafından iptal edilecektir. İptal edilirse yenisini hazırlarız mantığı ancak ve ancak devletin en önemli bakanlıklarından birisinin itibarını zedeler.



Yanlış uygulamalar ve yönetim zafiyeti Milli Eğitim'in temelini oluşturan öğretmenleri bakanlığa adeta küstürmüş ve kendi personelini kendisine düşman eder konuma getirmiştir. Öğretmenler vereceği eğitimden başka yüzlerce sorunla boğuşmak zorunda bırakılmıştır. Çok çeşitli sosyoekonomik yapıları içinde barındıran ülkemizde eğitim ,eğitim fakülteleri ve bakanlık koridorlarında değil bizzat okullarımızda üretilen projelerle bir yere gelebilir. Bunun içinse bakanlık tüm kurumlarıyla öğretmenlerini desteklemeli, proje üretmelerini sağlamalı ve onları da sistemin içinde aktif tutmanın yollarını araştırmalıdır. Bakanlık yöneticileri makamlarının yolunu unutmalı üzerlerine aldıkları projeleri bizzat yerinde takip etmeli ve geri besleme (feedback) mekanizmasını kesinlikle kullanmalıdırlar. 

Mustafa YURTTAV
Eğitim Gazetesi

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumlarınızı ve Düşüncelerinizi bizimle paylaşın.