Her yıl mezun olan yada birikmeye devam eden öğretmenlerimizin çilesi bitmek bilmiyor. bakanlık ise bu boştaki öğretmenleri daha ucuza ve güvencesiz çalıştırmak için her yıl kadrolu harici binlerce öğretmen istihdam ediyor. Geleceğe güvenle bakamayan öğretmenlerimiz bu durumdan hiç hoşnut değil. sözleşmeli öğretmenlerinin kadrolu olacağına dair yapılan açıklamanın üzerinden uzun zaman geçmesine rağmen hala bir adım atılamamıştır.KADROLU ÖĞRETMENLİK DIŞINDA İSTİHDAMLAR DEVAM EDİYOR, ÖĞRETMEN AÇIĞI BÜYÜYOR
2008 yılında eğitim-öğretim alanındaki sorunların başında kadrolu öğretmenlik dışındaki istihdam türleri gelmektedir. Sözleşmeli, ücretli, vekil adı altında güvencesiz çalıştırılan öğretmenler, büyük hak kayıpları içerisindedir. Bakanlık, ucuza öğretmen çalıştırmak amacıyla, eğitimde adeta kölelik rejimini getirmiştir. Amirlerinin talimatı dışına çıkamayan, atama, tayin ve görevde yükselmelerden yararlanamayan; geleceğe güvenle bakamayan öğretmenler istihdam eden Bakanlık, bu uygulamayla eğitimimizi içinden çıkılmaz bir cendereye sokmuştur. Sözleşmeli öğretmenliğin yanı sıra 100 bin öğretmen adayı ücretli olarak çalıştırılmaktadır. 300-500 TL’ye talim eden bu öğretmenlerimizin hali içler acısıdır. Aynı okullarda okuyup, aynı dersleri alan öğretmenlerin böylesine ayrımcı bir uygulamaya tabi tutulması kabul edilemez. Bakanlığın şu soruyu cevaplamasını istiyoruz: “Nerede iş bulursa orada karın tokluğuna çalışan ücretli öğretmenden siz kaliteli, verimli bir eğitim-öğretim bekleyebilir misiniz?”
Son olarak Milli Eğitim Bakanı Hüseyin ÇELİK, sözleşmeli öğretmenlerin kadroya geçirileceğini açıklamıştır. Ancak üzerinden neredeyse bir ay geçmesine karşın, bu konuyla ilgili ne herhangi bir adım atılmıştır ne de geçişlerin nasıl, ne zaman yapılacağına ilişkin bir açıklama yapılmıştır.
Bu da Hüseyin ÇELİK’in açıklamasının seçim yatırımı olduğu iddialarını güçlendirmektedir. Şayet bu açıklama seçim yatırımından ibaret değilse, Bakanlık, bölge ve süre ayrımı yapılmadan tüm sözleşmeli öğretmenleri kadroya geçirmeli ve kadrolu öğretmenlik dışındaki istihdam türlerine son vermelidir. Aksi taktirde yeni sözleşmeli öğretmenler istihdam ederek, sorunun çözümüne katkıda bulunmaz, aksine sorunun merkezi haline gelirsiniz. Bu noktada Milli Eğitim Bakanı Hüseyin ÇELİK’ten sözünün arkasında durmasını istiyoruz.
ÖĞRETMEN AÇIĞI BÜYÜYOR, 190 BİN ÖĞRETMEN ATANMAK İÇİN SIRANIN KENDİSİNE GELMESİNİ BEKLİYOR
Milli Eğitim Bakanlığı, atanamayan 190 bin öğretmeni görmezden gelmekte, öğretmen açığını her yıl 20 bin, 30 bin öğretmen atayarak gidermeye çabalamaktadır. Öğretmen adaylarımız Milli Eğitim Bakanlığı tarafından adeta oyalanmakta ve aldatılmaktadır. Çocuğun ağzına bal çalar gibi çok az sayıda öğretmen atayan Bakanlık, her yıl on binlerce öğretmen adayının umutlarının bir başka bahara kalmasına neden olmaktadır. Bakanlığın 2009 yılı için öğretmen alım planlaması da beklentileri karşılamamaktadır. Zira öğretmen açığının kapatılabilmesi ve işsiz öğretmenlerin sayısının azaltılması için 2009 yılında 100 bin öğretmenin atamasının yapılması gerekmektedir.
.................................................................................................................................................
Öğretmenliğe Başvuru İçin Askerlik Engel olmaktan çıktı
2008-2 sayılı Öğretmenlik için Başvuru ve atama Kılavuzunun halen silah altında bulunanların başvurularının kabul edilmemesine ilişkin açılan iptal davasında Danıştay 12. Dairesi yürütmenin durdurulmasına karar verdi.
Karar İçin Tıklayınız
...........................................................................................................................
eleman ilanları
DUYURU
Milli Eğitim Bakanı Çelik, Şubat ayında yapılacak 2009/1 atamalarında 8 bin kadrolu öğretmen atamasının yapılacağını bildirdi. Bakan Çelik, bu yıl asgari 10 bin kadrolu öğretmen atayacaklarını, sözleşmeli öğretmenler ile 2009 yılında atanan öğretmen sayısının 30 bini bulacağını söyledi.
Bakan Çelik, Şubat ayında ise 8 bin kadrolu öğretmen ataması yapacaklarını açıkladı. Şu anda sözleşmeli öğretmen olarak 4/B’ye tabi olan öğretmenlerin de bu atamalarda kadroya girmek için aday olabileceklerini bildiren Çelik, sözleşmeli öğretmenlerin bu şekilde beklemelerine de gerek olmayacağını söyledi. Çelik, “Biz sadece Şubat ayında atama yapmayacağız. Ağustos ayında da atama yapacağız. Bütün kamuya bu sene bütçe kanunu kapsamında serbest bırakılan kadro 25 bindir. Biz yine en az yüzde 40-45’ini alacağız. Asgari 10 bin kadro alacağız. 2009 yılı içinde atanan öğretmen sayısında 30 bin rakamını bulacağız, belki de geçeceğiz” dedi.
Önceki atama dönemlerinde atanamayıp, umudunu şubata saklayan birçok öğretmen adayı için sadece sayı değil atanacakların kadrolu olması da hayal kırıklığına neden oldu. Çünkü bu durumda yeni alım hemen hemen hiç olmayacak. Olacak olan şey ise şu Ağustos ve Kasım ek atamasında sözleşmeli olarak atanmış olanlar Şubat ayında kadroya geçecek, Milli Eğitim Bakanlığı da öğretmen alımı yapmış gibi görünecek.
Aynı zamanda halihazırda sözleşmeli olan öğretmenlerin görev bölgelerine göre belli bir süreden sonra hiç bir şart aranmaksızın kadroya geçireleceğini belirten sayın Bakan’a şu soruyu sorasım geldi “Madem eninde sonunda sözleşmeliler kadroya geçecek ise , Şubatta sözleşmeli öğretmen almak yerine ne diye daha kadrolu alım yapıyorsunuz?” Anladığınız üzere MEB iki karar almış gibi görünüyor ancak bu iki karar da bir biriyle çelişiyor.
Duruma Sessiz Kalmayan Öğretmen Adayları İsyanda....
Sitemize konuyla ilgili çok yoğun e-posta gelmektedir. İşte onlardan birisi.
---***---
"Milli Eğitim Bakanı'nın Şubat ataması için verdiği rakamın 8 bin olduğunu 26 Aralık itibariyle hepimiz biliyoruz. Bunun sadece kadro için ayrılmış olduğunun söylenmesi birçok öğretmen adayının ümitlerini yıkmaya yetti. Mutlaka sözleşmeli alım da yapacaklardır; fakat söz konusu kadro alımları, mevcut sözleşmelileri kadroya geçirmekten öteye gidemeyecek belli ki.Her atamada yaşanan hüsran, bu atamada da ekonomik krizin de katkısıyla iyice kendini hissettirdi bütün öğretmen adayı arkadaşlarıma…
Beklenen alım olmadı ve büyük ihtimalle de olmayacak. Ümitleri hayalleri ertelenen onlarca insan var, önümüzdeki yıl katlanarak büyüyecek.
Öte yandan yapılan başka bir açıklama ise, sözleşmeli arkadaşların yüzünü güldürecek. Tabi eğer doğruysa… Şöyle ki:
Hizmet bölgesine göre, oradaki zorunlu hizmet süresini bitiren ve sicilinde herhangi bir ‘leke' bulunmayan sözleşmeli; sınavsız olarak kadroya geçecek. Defalarca KPSS'ye girmekten kurtulacak.
Söylenen her şey, yapılan her açıklama öyle büyük kitleleri ilgilendiriyor ve öyle çok kişinin geleceğini belirliyor ki, kayıtsız kalmak, göz yummak mümkün değil. En ufak bir umut ışığı binlerce kişiyi heyecanlandırıyor, küçük bir rakam, binlerce kişiyi mağdur ediyor."
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Yorumlarınızı ve Düşüncelerinizi bizimle paylaşın.